Cevaplar.Org

BİR YOL HARİTASI-NUR MEKTEBİ-Prof. Dr. Şener Dilek-Feyza Yay-İst–2007

“Risale-i Nur, bir mektep, bir ekol, bir dârü’l-fünun.. Bir cihan üniversitesi


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2009-02-13 06:49:34

"Risale-i Nur, bir mektep, bir ekol, bir dârü'l-fünun.. Bir cihan üniversitesi…"s:9

"Bu mektep gençliğe bir çıkış, bir yükseliş.. Marifet semalarına bir tırmanış, süfliyattan kopuş, Hakk'a yürüyüş…"s:9

"Seyahatlerim esnasında pek çok yerde, özellikle gençler tarafından pek çok suallere muhatap oldum. Bu suallere cevap verirken gençlere ilk söylediğim: 'Risale-i Nur, okumak için okunmaz, yaşanmak için okunur' cümlesiydi."s:20

"Şu dünya hayatında aşılması en zor duvarlar, geçilmesi gereken en tehlikeli uçurumlar, hakikat noktasında insanın kendi içindeki 'peşin hükümler' ve 'önyargılar' dır."s:27

"İnsanların ihlâsı gibi, kitapların da ihlâsı vardır. İhlâs, sirayet edicidir. Müellifin ihlâsı kitabında hissedilir; herhalde hassas ruhlar o ihlâsı duyar ve hisseder."s:28

"Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur" hakikatince, ömrünü kıymetsiz şeylerle öldürmemek için ilgi alanını değil etki alanını gün ışığına çıkartmak gerekir."s:41

"Evet...! İslam'ı cidden dert edinenler büyük düşünmelidirler. Dertlerinin ızdırabı içinde kıvranmalı; dertler onları pişirmeli, iç dünyalarının kıvamına kuvvet vermelidir. Hamiyetleri büyük, hizmet ufukları engin olmalı; yüksek fedakârlıkları ile bir destan yazmalıdırlar."s:49–50

"Bediüzzaman, kurtuluşu Kur'an'da arayanlara, soluğu kesilenlere, aşk-ı İslamiyet ile yanan ve tutuşanlara, istikbalde bir ışık arayanlara bir ümid-i İslam'dır."s:76

"Risale-i Nur'un üslûbuna muhatap olan, onun marifet iklimine girer, her geçen gün o iklime ünsiyet etmeye başlar. Belki, başlangıçta bir derece kapalı olan his ve duyguları sebebiyle hakkıyla zevk edemez. Ama, okudukça, dinledikçe ve muhatap olup yaşadıkça misk gibi kokusu, tadı ve kıvamı insanın içine siner."s:78

"Bediüzzaman Said Nursi, insanlık âlemine iki eser hediye etmiştir.
Birincisi: Risale-i Nur Külliyatı'dır.
İkincisi ise, bu külliyatı okuyan, külliyattaki hakikatlere sahip çıkan, âleminde yaşatan ve etrafına ışık saçan hakiki ve hakikattar Nur talebeleridir."s:79

"Risale-i Nur, hakikat âleminin ince nükte ve noktalarını esma diliyle beyan ettiğinden, onu okuyanlar üzerinde bir diğer faydası, onlara ölçü kazandırmasıdır. Nurlar'la meşgul olanlar, istidat ve iştiyakları nisbetinde hadiseleri daha net, daha berrak, daha derinliğine süzme kabiliyetine yükselirler, idrak ve intikal melekeleri inkişaf eder."s:83

"Nefislerini terbiye, kalplerini tezkiye, ruhlarını inbisat ile inkişaf ettirip, sır âleminin derinliklerine dalmak isteyen fıtratlar, Nur'a yöneliyor, Nur'un cazibesine takılıyorlar."s:85

"Evet! En büyük nimet ve en büyük devlet devlet-i marifettir. Risale-i Nurlar'ı ciddiyetle, dikkatle ve sürekli okuyanlar bu nimeti yaşıyorlar ve bu devleti kazanıyorlar."s:92

"Kâinatta en büyük, en kudsî, en yüksek, en âli hakikat Allah'ı Azimüşşan'ın (C.C) varlığıdır. Risale-i Nur'un muhtevası, tevhid delilleri ve iman hakikatleridir."s:96

"Asrın yıkıcı, tahripkâr, ürkütücü ve dondurucu şiddet ve vahşet olaylarına karşı en güzel reçete, risalelerdeki iman hakikatleridir.
Evet, çok yakın bir zamanda, cemiyet hayatında yaşanan bunalımları çözmek isteyen kafalar, toplum mühendisleri, sosyologlar, yöneticiler, devlet siyaset adamları bu reçeteyi arayacak, alacak ve ciddi bir biçimde kullanacaklardır."s:99

"Risale-i Nur Külliyatı, 'eğitim ve öğretim metodları' açısından dikkate alınacak orijinal özellikler taşımaktadır. Risalelerde; son yıllarda bazı uzmanların gündeme taşıdığı modern eğitim ve öğretim yöntemlerinin çok daha ilerisinde, günümüz eğitim dünyasına model olabilecek metodların maharetle kullanıldığını görmekteyiz."s:103

"Eğitim ve öğretimi; bilgiyi fıtrata faydalı kılma ve bilgiyi amel ve hayata çevirme sanat ve mahareti olarak tanımlarsak; bu sanat ve maharetin fıtratlara nakş ve yansıtılmasında, amel ve uygulamaya dönüştürülmesinde Said Nursi büyük merhale kat'etmiş, büyük başarılara imza atmıştır."s:104

"Said Nursi Risale-i Nurlar'da işlenen iman hakikatlerini, risaleleri okuyanların âlemine giydirmiş; hayatta, amelde, duygu ve düşüncelerde yepyeni doğuş ve uyanışlara imza atmıştır. Bu uygulama güzelliğini, kıyasa girmeyen bir farklılık içinde güneş gibi gözlere göstermiştir."s:107

"Risale-i Nur, hem bir 'muallim' hem de bir 'mürebbi' anlamında akıl-kalp mutabakatı ile gittiğinden; onun ders ve sohbetleri, hem 'hakikatlerin talim ve tedrisi'ni hem de mahiyet-i insaniyedeki 'duygu ve latifelerin terbiyesi'ni netice vermektedir."s:114

"Dini motiflerin takdiminde, nasihatlerin etkili ve kalıcı olmasında izlenecek yol, fıtrîlik, hasbilik ve safîlikten geçmektedir. Bu iklimin müessiriyeti, dersini bizzat nefsine okumaktır; bizzat nefsine hitap etmektir; nutuk atmamak, ekabirlik taslamamak, kendi dünyasına seslenmektir. Nefsini herkesten ziyade nasihata muhtaç bilmektir."s:116,

"Kur'an-ı Azimüşşan, birçok hakikatleri 'tekrar' ile beyan eder, idraklere sunar. Risale-i Nur'da 'tekrarat-ı Kur'aniye'yi yansıtan bir metod izlenmektedir."s:119

"Risale-i Nur'da, insanın mahiyetine nakşedilmiş fıtrat kanunlarını nazara verip, bu kanunların afakî âlemde zuhur eden geniş tecellilerine dikkatler çekilmiştir. 'İnsanda ne varsa, nümunesi kâinatta vardır.' Sırrından hareketle, risalelerde kâinat kitabındaki bir kısım hakikatlere bu açılım ve intikal metodu ile ulaşılmıştır. Bir ispatlama tekniği olarak, zaman zaman bu yaklaşımın tam tersi olarak: 'afaktan enfüse iniş' metoduna başvurulduğu da görülmektedir; kâinatta ne varsa, kâinatın özü ve özeti olan insanda da onun bir nümunesi, bir benzeri vardır."s:121–122

"Hizmette paylaşım; 'ben'i çürütmek, 'biz'de erimektir. Ya da parçayı bütün ile birleştirmektir; 'ben'i 'biz'in bir parçası olarak görmektir; birlikte yürümek, beraber yük götürme sorumluluğunu omuzlarda taşımaktır."s:157–158

"Örnek alma (özdeşleşme) metodu, hayata rehber olacak, fikre ufuk açacak, ahlak güzelliğinin tekmiline kuvvet verecek şahsiyetlerin ahlak güzellikleri ve yüksek fikirleri ile bütünleşmektir. O güzelliklerde erimek, o güzellikleri hayatında yansıtmaya çalışmaktır."s:159

"Özdeşleştirme, eğitim ve öğretim ilk dönemlerinde hayata yansıtılmalıdır. Bu yansıtma şahsiyetin teşekkülüne, hamiyet ve istidatların gelişimine kuvvet vermelidir."s:161

"Fena fi-l ihvan, kardeşinde fani olmaktır. Onun hizmet, meziyet ve kemalatı ile cidden iftihar etmek, ona bahşedilen kemalatları bir lütf-u Rabbanî, bir ihsan-i İlahi bilerek, şakirane telezzüz etmek, kardeşi ile teneffüs etmektir."s:163

"Kur'an-ı Hakim'in nazarında imandan sonra en ziyade esas tutulan 'takva' ve 'amel-i Salih esasları'dır. İmandan sonra en ciddi görev ve sorumluluk; kalbi, günah ve isyanlardan temizlemektir. Yani, takvayı esas tutmaktır."s:167

"Risale-i Nur, hakikatleri nefsinde yaşama, marifet dünyasını bizzat teneffüs etme, bilgiyi hayata geçirme ve ilmi amele döndürme noktalarında ciddi tahşidat yapar."s:176

"Himmet ve hamiyetini toparlamanın, duygu ve düşüncelerini bir noktada teksif etmenin, kalplerdeki mecazi mahbubları izale etmenin, gönlünü gaflet mahallerinden korumanın ve iç iklimini denetleme ve kontrol altına almanın en keskin yollarından birisi afaktan tecerrüd ile dikkatleri hedefe teksif etmektir."s:182

"Said Nursi'nin 'irşad eksenli eğitim metodu', keyfiyeti esas alan, yüksek hamiyet ve azami fedakârlık üzerine kurulmuş fiili bir uygulamadır. Hasbi ve halis, sadık ve samimi, aziz ve sıdık, faal ve muktedir, fedakâr ve gayretli elemanların, 'hizmet yükü' ve 'tebliğ sorumluluğu'nu taşıyabilmeleri için, 'hizmetkârlık kisvesi' altında yüksek 'hizmet şuuru' ile yetiştirilmesidir."s:191

"Risale-i Nur'un üslûbu orijinaldir, muknidir, muzihtir. Risale-i Nurlar'ın kendine has mantık ve muhakeme ekseni içinde asrın mizacına mutabık, hikmete medar, hakikat ve marifet yüklü, munis ve samimi, hasbi ve fıtrî bir üslûbu vardır."s:200,

"Hakikatleri nefislere sevdirmek ve bir kalıcı değer olarak his ve hafız dünyasında hem bir ibret, hem bir tesbit, hem de bir olay akışı ile perçinleştirmek amacıyla Külliyat'ta 'hikâye' tarzının seçildiğini; olayların hikâye dili ve bazen de 'alegorik bir metin' halinde sunulduğunu ve yer yer 'diyalog' tekniğine başvurulduğunu görmekteyiz."s:208

"Bütün Külliyat'ta en ziyade vurgulanan, en fazla üzerinde durulan, belki en önemli metodlardan birisi: 'Meseleleri akla tesbit ettirmektir."s:213

"Risale-i Nur; yorum ve değerlendirmelerde 'mantıkî-analitik bir yaklaşım'la meseleleri akla takdim ederken, kelamın akış seyri içinde sanat, estetik ve belağat cephesini de ihmal etmez. Edebî derinlik ile mantıkî analiz iç içedir, beraber yürür."s:214

"Risalelerde 'marifetullah' ile ilgili bahislerde, güzel tesbitler, ince değerlendirmeler vardır. Okurken tül perdeleri tek tek açılır, his dünyası lezzetlenir, idraklere yansıyan manalar fikirleri engin ve derin iklimlere götürür."s:215

"Makam-ı tebliğ ve irşad'da, insanları sefahet ve asrın cazip fitnesinden çekip, hakka yönlendirirken, risalelerde, 'sert', 'korkutan', hiddet ve şiddete kapılar açan bir üslûba yer verilmemiştir. Bu makamda üslûb; munistir, muknidir."s:218–219

"Nurlar, çerçevelediği alan ve cevelan ettiği saha itibariyle ziyadesiyle vasi ve engin; mana tabakatı itibariyle de çok zengin ve derindir. Risalelerde derinlikler ve güzellikler, 'esma'ya mal edilir; mükemmeliyetler Nakkaş-ı Ezeli olan Cenab-ı Allah'a verilir. Eserden müessire intikalde hassas bir dil kullanımı vardır."s:225

"Hakkın hatırı âlidir. Hiçbir hatıra feda edilmez. Hakikatini beyan ile, muhataplarını tahkik mesleğine sevk eder, idraklerin önüne teraziler koyar, tartıyı öğretir, kıstaslar sunar, ölçüler kazandırır."s:261

"Camiiyet ve külliyet sırrı noktasından bakıldığında, Risale-i Nur'un mesajı, evrenseldir. Onun mesajı, belli bir yöreye, belli bir muhite, belli bir coğrafyaya münhasır değildir.
O dar kalıpların içine girmez, dar duvarların arasına sıkışmaz; asırları aşar, bütün insanlığa seslenir."s:277

"Kelamda düzen ve tertipli diziliş, denge ve ölçülü düzgünlük, uyum ve zerafet gibi yaklaşımlar itibariyle de Risale-i Nur bir sanat harikasıdır."s:304

"Risalelerde yer yer nakş ve resmedilen hayalî tasarımlar da orijinaldir."s:305

"Ülfeti kıran, dikkate vesile olan, akla kapı açan hayalî hikâye ve temsiller ile olaylar daha canlı bir biçimde sunulmuştur."s:305

"Risale-i Nur, kaynak olarak tamamen, Kur'an'dan beslenmiştir. Beyan ettiği hakikatler, sunduğu ahlakî değerler ve yansıttığı düşünceler hep Kur'anî'dir."s:307

"Bir eserin derin etkileyici gücü, okuyucularının karakter ve ruh dünyasında kopardığı fırtınalardır; yeniden yeniye bir doğuş, bir silkiniş, bir uyanıştır. Bu uyanış, 'fikir-düşünce-amel ve aksiyon' itibariyle fıtrat haritasının yeniden şekillenmesi; ruhun engin ufuklara yönelmesidir."s:319

Medeniyetleri açan büyük uyanışların, büyük değişimlerin altında, genellikle yüksek fikirler, ahlakî değerler, dini motifler, değerli kitaplar ile büyük dava ve aksiyon adamlarının gayret ve faaliyetleri yatmaktadır. Güzellikler ve değerli oluşumlar, bu vesileler ile gün ışığına çıkmıştır. Risale-i Nur, idrakleri açan derinliği, fikir ağırlığı ve aksiyon gücü ile bu güzelliklere ve değerli oluşumlara mazhardır. Bu güzelliklere gün geçtikçe ihtiyaç da hayranlık da artmaktadır."s:322

"Risalelerin, ciddi okuyucularına kazandırdığı ilk ve en büyük kazanç, onların imanlarını taklidden tahkik derecesine çıkartmasıdır. Risaleler, itikat ile ilgili çukurları doldurur, şek ve şüphe bulutlarını izale eder, keskin, Rasih ve sağlam bir imanın inşâ ve tekmiline kuvvet verir."s:327

"Bu asrın mizacına bakıldığında, pek çok sapık fikirler, yanlış düşünceler, tahrip edici ideolojiler dimağları kemirmekte, zihinleri altüst etmektedir. İnsanları haktan ve hakikatten uzaklaştırıp terörün, anarşi, ihanet ve zındık fikirlerin çukuruna düşürmektedir."s:329

"İşte, Risale-i Nur, bu noktada, özellikle gençliğin imdadına bir Hızır gibi yetişmektedir. Bütün küfür tohumlarını söküp atmakta, bütün yalan rüzgârlarını dağıtmakta, bütün batık düşünceleri silip süpürmektedir."s:329

"Nur mektebi, okuyucularını 'düşünmek' için eğitir. Düşünce, mehdi-misaldir. Kurtarıcı, yok gösterici ve aydınlatıcıdır. Düşünmek, kendine dönüş, kendini bilmek, kendi dünyasında derinleşmektir; önce kendini, sonra kâinatı ve varlık dünyasını keşfetmektir."s:330

"Evet, risaleler dikkatle ve sürekli okunduğunda, Nur hakikatleri ışık olur, önünüzü aydınlatır; safî ve hasbî lisanıyla, gönlünü nefsinin esaretinden kurtaran, süflî zevk zindanlarından aydınlığa, gerçek hürriyetlere çıkartan manevi bir kurtarıcı gibi sizi kucaklar. Sindire sindire sizi 'fikrî zevklere' ulaştırır. Bakış açılarınızı büyütür, 'marifet nurları' iç dünyanıza enis bir dost gibi taht kurar."s:332

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Ayşegül Dilbaz, 2009-02-24 08:40:43

Kitabı okumamış benim gibiler için çok güzel bir özet yapmışsınız Nurgül hanım. Teşekkürler size..

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’NİN DİNÎ VE FELSEFÎ GÖRÜŞLERİ-ÖMER CERAN-SIR YAYINCILIK-BURSA-2013

ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’NİN DİNÎ VE FELSEFÎ GÖRÜŞLERİ-ÖMER CERAN-SIR YAYINCILIK-BURSA-2013

Ahmed Hilmi, 1914 yılında vefat etmiştir. Vefat sebebi olarak bakır zehirlenmesi düşüncesi il

TOTALİTERİZMİN SEFALETİ-MESUT KARAŞAHAN-BEYAN YAYINLARI-İSTANBUL 1998

TOTALİTERİZMİN SEFALETİ-MESUT KARAŞAHAN-BEYAN YAYINLARI-İSTANBUL 1998

Antik Çağ’ın filozofları arasında totaliter siyasal felsefesini daha açık ve kolay biçimde

MASONLUK-CARO Y. ROGRIGUEZ-ÇEVİRİ: HACASAN YÜNCÜ-ETKİN KİTAPLAR-İSTANBUL 2012

MASONLUK-CARO Y. ROGRIGUEZ-ÇEVİRİ: HACASAN YÜNCÜ-ETKİN KİTAPLAR-İSTANBUL 2012

Illuminuti’nin kurucusu Weishaupt’ın meşhur ‘Talimât’ından birkaç cümle sunuyorum: D

OSMANLI TARİHİNDE MASKELER VE YÜZLER-MUSTAFA ARMAĞAN-TİMAŞ YAYINLARI-İSTANBUL–2008

OSMANLI TARİHİNDE MASKELER VE YÜZLER-MUSTAFA ARMAĞAN-TİMAŞ YAYINLARI-İSTANBUL–2008

Feminizm, modernliğin son büyük ideolojisi. Kolay kolay yıkılmaz, çünkü hiçbir zaman kurulm

ŞÂH-I GÜLİSTAN-HARUN ÇETİN- KAYIHAN YAYINLARI-İSTANBUL-2012

ŞÂH-I GÜLİSTAN-HARUN ÇETİN- KAYIHAN YAYINLARI-İSTANBUL-2012

Ben bir bülbülüm ki, cismim insanın avucunu doldurmaz, kalbim ise dünyaya sığmaz. Yirmi dört

MÜSLÜMAN OLMAK-NURİ YILMAZ-MANA YAYINLARI-İSTANBUL-2008

MÜSLÜMAN OLMAK-NURİ YILMAZ-MANA YAYINLARI-İSTANBUL-2008

"Cezan kadar yanarsın, sonra yine cennete girersin!" ...İşte hayata günahlar ve sevaplar penc

CEMAAT-İSMAİL ÇETİN-DİLARA YAYINLARI-ISPARTA-2005

CEMAAT-İSMAİL ÇETİN-DİLARA YAYINLARI-ISPARTA-2005

...Cemaatleşmek devlet kurmak değildir. Çünkü devlet kurmak ibadet değildir. Yani devlet mekan

DÖRT RUKÜN-SEYYİD EBÜL HASAN ALİ NEDVÎ-TERCÜME YUSUF KARACA-NEHİR YAYINLARI-İSTANBUL–1992

DÖRT RUKÜN-SEYYİD EBÜL HASAN ALİ NEDVÎ-TERCÜME YUSUF KARACA-NEHİR YAYINLARI-İSTANBUL–1992

…İnsan için öyle bir ibadet tarzı veya ibadet düzenine gerek vardı ki, bu ibadet tarzı onun

KANUN-İ ESASİ’DEN ASKERÎ MÜDAHALEYE II. MEŞRUTİYET-HAZIRLAYAN: YUSUF ÇAĞLAR- ZAMAN KİTAP-İSTANBUL-2008

KANUN-İ ESASİ’DEN ASKERÎ MÜDAHALEYE II. MEŞRUTİYET-HAZIRLAYAN: YUSUF ÇAĞLAR- ZAMAN KİTAP-İSTANBUL-2008

İlk anayasamız, Kanun-i Esasi’nin hazırlık çalışmalarına II. Abdülhamid’in izniyle Ekim

JÖN TÜRKLER VE İTTİHAT TERAKKİ, SİNA AKŞİN, REMZİ KİTABEVİ, İSTANBUL–1987

JÖN TÜRKLER VE İTTİHAT TERAKKİ, SİNA AKŞİN, REMZİ KİTABEVİ, İSTANBUL–1987

Ermeni sorunundaki Alman tarafsızlığı dolayısıyla Almanya ile Osmanlı Hükümeti arasında ge

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE SİYASAL MUHALEFET-ABDULLAH İSLAMOĞLU-GÖKKUBBE-İSTANBUL-2004

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE SİYASAL MUHALEFET-ABDULLAH İSLAMOĞLU-GÖKKUBBE-İSTANBUL-2004

Siyasal muhalefet kavramı, özellikle Meşrutiyet dönemlerinde siyasal yaşamımızı önemli öl

Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma.

Bakara, 147

GÜNÜN HADİSİ

"Kişi, dostunun dini üzeredir. Bu nedenle, kiminle dost olacağına dikkat etsin!"

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

TARİHTE BU HAFTA

*I.Dünya Savaşı Sona Erdi(11 Kasım 1918) *Bolu-Düzce-Kaynaşlı Depremi(12 Kasım 1999) *Mehmed Zahid Kotku Hz.lerinin Vefatı(13 Kasım 1980) *K.K.T.C Kuruldu(15 Kasım 1983) *Muhyiddin-i Arabi Hz.lerinin Vefatı(16 Kasım 1240)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI