Cevaplar.Org 1xbet para cekmeimplant dis fiyatlari

DİN VE MODERNİZM-Ali Bulaç-Yeni Akademi Yayınları-İst-2006

“İnsan, canlı hayat ve eko-sistem, derin bir krizden geçiyor. Gezegenimizin geleceği, üzerine yaşayan canlılarla birlikte büyük bir tehdit altında.”s:7 “Yeryüzünde bir ‘Dünya Cenneti’ kurma vaadiyle ortaya çıkan m


Nurgül Dere

nurguldere@gmail.com

2008-12-27 19:11:04

· "İnsan, canlı hayat ve eko-sistem, derin bir krizden geçiyor. Gezegenimizin geleceği, üzerine yaşayan canlılarla birlikte büyük bir tehdit altında."s:7

· "Yeryüzünde bir 'Dünya Cenneti' kurma vaadiyle ortaya çıkan modernizm, bütün bir gezegeni cehenneme çevirdi. Bu temel gerçeği hiç kimse görmezlikten gelemez. Ama çözüm ve kurtuluş 'hala' mümkün."s:7

· "Modernizm, kendini teknik ve ekonomik bir zorunlulukmuş gibi sunuyor."s:8 ,

· "Modernizm, temelde 'dini' olanın tersyüz edilmesi veya eski bilgelerin deyimiyle "Şeytan'ın Allah'ı taklit etmesi'dir."s:8

· "Modernite, Aydınlanmanın temel felsefi varsayımlarının toplamından ortaya çıkan 'insan merkezli' bir 'dünya görüşü'dür. Burada merkeze alınmış bulunan insan nefsinin istek ve tutkularıyla öne çıkmış özel bir profildir. Dünyanın merkeze alınması, 'dünya hayatı'nın sevgi ve tutkuyla yüceltilmesi anlamındadır."s:9

· "Modernlik, 18. yüzyıldan itibaren ve Batıdan başlamak üzere bütün dünyaya yayılan süreci ifade eder."s:10

· "Modern bilimin ve onu üreten bilim adamlarının sebep olduğu en önemli sorunlardan biri doğayı kendi hayat kaynağından yalıtarak, ona karşı ve aykırı bir gerçeklik tasarımı geliştirmeleridir ki, bu tam da Çinliler'in Wu-Wei dedikleri doğanın fıtratına aykırı hareket etmekten kaçınmanın gerçekleşmesinin doğurduğu şeydir."s:16

· "Ne yazık ki, modern dünya ile geçmiş zamanlar arasında önemli bir fark var, o da şudur: Geçmişte bunalımlar yöresel ve spesifikti. Zayıf veya güçlü olsun, herhangi bir toplumda çöküntüye yol açan ciddi bir dejenerasyon baş gösterdiğinde o toplum sonunda çökerdi, ama dünyanın diğer coğrafya parçalarında yer alanlar bundan geniş ölçüde etkilenmez, hatta bazılarının haberleri bile olmazdı."s:20

· "Bugün bütün gezegene hükmetmekte olan modern Batı uygarlığı ise, kültürel, ulusal ve yöresel mozaiği parçalıyor, dünyanın en ücra köşesinde yaşayan küçük kabileleri bile kendi eritici kazanı içinde yok ediyor. Ve girdiği her yere kendi çelişki ve bunalımlarını beraberinde taşıyor. Artık ve Asya ve Afrika, ne Avustralya ve Amerika'dan söz edilebilir; her yer Batı'dır."s:21

· "Herkes bir batılı gibi giyinir, yer, içer, eğlenir ve yaşar. Batı kendi dışındaki bütün ufukları kararttı."s:21–22

· "Modern sanayinin yerleşme alanları olan dev kentlerde bireyin atomize hayatı ve toplumun içine düştüğü ruhsal yetersizlik, cinsel sapmalar, ailenin parçalanması, fuhuş, ensest (aile içi zina) olaylarının artışı, yabancılaşma, uyuşturucu, alkolizm, modernizmin insana gerçekten vaat ettiği mutluluğu verip vermediğini göstermektedir. Modernizm, insana dünya cennetini vaat etti, ama gezegeni cehenneme çevirdi."s:23

· "Batı karşısında antik geleneklerin devamı olan Budizm, Brahmanizm, Şintoizm, Konfüçyanizm ve Taoizm gibi Asya'nın büyük kültürleri geri çekilebilir. Tümden teslim olmadılarsa da direnmiyorlar. Sadece İslam direniyor. Bundan dolayı batı, bütün imkânlarını seferber ederek İslam dünyasını kıskaç altına alıyor. Yahudilik ve Hıristiyanlık modernize olup modern yapılanmaya katkıda bulunuyor. İslamiyet ise zengin tarihsel mirası, irfan, bilim, sanat ve düşünce birikimi ile en önemlisi bozulmamış sahici kaynaklarıyla hala güçlü bir alternatif durumunda canlılığını sürdürüyor."s:23–24

· "Dünyanın kozmik düzenle ilişkisinin en önemli unsuru olan istikrara karşı modernizmin beslediği düşmanlığa en iyi örnek onun moda telakkisidir; çünkü moda gelip geçici ve tamamen amansız bir değişime vurgudur."s:26

· "Daha trajik olanı, dünyada gıda üretiminde kendi kendine yeten bir ülkenin zamanla –Türkiye gibi- Batıya bağımlı hale gelmesidir. İlaç, suni tohum, gübre ve teknik aletler, makineler olmaksızın geleneksel ülkeler tarımlarını yapamaz oldular. Sanayiye bağımlı tarım modern çağın en büyük paradoksudur. Yetiştirdiğimiz sebze ve meyveye karışan kimyasal maddeler, ilaç ve suni gübre yoluyla geçen zehirler bir yanda sayısız hastalığa yol açarken öte yandan toprağın verdiği hiçbir üründe tat ve lezzet bırakmadı."s:32

· "İşin ilginç yanı şu: Tarımsal ilaçları üreten ülkeler bu ilaçları kendi ülkelerinde yasaklarken, bizim gibi ülkeler ihraç edip duruyorlar."s:32

"Modernzede toplumlar, üretemedikleri malları tüketme tutkusuyla kamçılanıyorlar. Bu tutku, tepeden tırnağa kitlesel bir anomiye yol açmanın birinci derecedeki nedenidir."s:34

· "Paris modacılarının elinden geçen elbise modelleri, mümkün olan tek ve en üstün estetik ve uygarlık değeriyle bütünleşmişse, bu, geleneksel her türlü üretim sonucu dikilen bütün elbiselerin kullanım değerini sıfırlar, onları pazar dışı folklorik bir konuma iter. Modernizm ideologları için başörtüsü, şalvar, cübbe, cepken, kuşak vb. giyim türleri, sırf modanın değişken sürecine karşı dayanma gücü gösterdikleri için modern olamayıp çağdışıdırlar."s:36

· "En dramatik olanı, yoksul ülkelerin, üzerlerinde kurulan bu acımasız tekelin bir türlü farkına varamamaları, modernizmi illüzyonik bir çerçevede algılama zaafına uğratılmalarıdır. Galiba Kur'an-ı Kerim'in zaafa uğratılmış, zayıf düşürülmüş, güçsüzleştirilmiş dediği 'müstaz'af' kesimler, bu zihnen ve ruhen çeşitli davranış bozuklukları gösteren ve modernizm tarafından determine edilen insan yığınlarıdır."s:37

· "Endüstri olgusunu arkasına almış bu modernleşme sürecinin kaçınılmaz sonucunda 'tek tip insan, tek tip toplum' modeli var. Öyle ki, yakın bir gelecekte insanlar ve toplumlar bir tornadan çıkmış gibi eşitlenme tehlikesiyle karşı karşıya gelecekler."s:38

· "Modernizm, başlangıçta geleneksel olan her şeye karşı köktenci bir savaş açtı, ama insanı getirip bıraktığı noktada birey köksüzleşti, yersiz yurtsuz bir kimlik bunalımına düştü."s:52

· "Modernizasyon yanlıları bize hep daha iyi ve daha mutlu bir hayat vaadinde bulunurlar ki, bu Cennet'ten kovulduğundan beri, insanoğlunun bu yeryüzündeki Cennet arayışına birebir tekabül eden kadim bir hedefidir. Şu farkla ki, modernizm kaybedilen Cennet'in 'insanın düştüğü bu dünya'da bulunabileceğini öne sürer."s:54

· "Din ve en başta İslamiyet, özünde ilerlemeci olan bütün modern telakki ve felsefelerden daha gerçekçidir. Çünkü işin başında Dünya Cenneti'nin imkânsız olduğunu söylemektedir. Buna rağmen bu önerme, özünde insanın statik ve hareketsiz olmasını içermez. Tam aksine daha farklı ve fakat sahici bir düzeyde dünyada Kemal'e ulaşmanın mümkün olduğunu söyler ve bunun mümkün olan yöntemlerini açıklar."s:55

· "Modernizmin politik dayatma ve yöntemlerle yürümediği yerlerde ve zamanlarda başvurulacak yöntem; kesin çözüm getiren askeri müdahale ve katliamlardır."s:64

· "Sosyal bilimler, oryantalizm vb. disiplinler, bilimsel tasvirler yaparak, resimler çizerek batılı olmayan toplumları geri, ilkel ve modernizm-dışı tanımlıyorlar."s:66

· "Batıda geniş ve geleneksel ailenin yerini çekirdek dediğimiz modern aile biçiminin yer alması başlı başına büyük bir felakettir. Çocuk doğurmayan ve hasbelkader ya da kazara doğurduğu tek çocuğa fetiş anlamlar yükleyip ona tapınan kadın ve erkekler, daha ergenlik çağına gelmeden onu da kaybediyorlar. Batı'da ailelerin çocuklardan çok köpeklerle iç içe yaşaması, bir yandan sevgilerini aktaracak, öte yandan hükmetme duygularını besleyecek varlıklar olması dolayısıyladır."s:67–68

· "Deneysel olarak henüz modernizmin tam sürecine girmemiş toplumların; modernizmi yaşayan ve tecrübe eden toplumlardan daha dayanıklı, mutlu ve istikrarlı olduğu görülmektedir."s:68

· "Modernizm bizi daha çok insan yapmak ve mutlu kılmak için değil, Batı ekonomilerine bağımlı kılmak için üretilmiş, ortaya atılmış ideolojik ve politik bir kavramdır."s:68

· "İster 20. yüzyılın sosyalist Doğu ülkelerinde, ister batılılaşma sürecine dâhil edilmiş İslam dünyasında olsun, modernizm uğruna birkaç kuşağı feda etmeye hazır yönetici kadroların olması şaşırtıcı değildir."s:72

· "Modernizmin politik toplumu ele geçirmek suretiyle toplumun bilinç yapılarına ve davranış sistemi ile sosyal normlarına sızması, devletin elverişli ve emredici konumu ve sahip olduğu belirleyici araçları dolayısıyladır."s:73

· "Öğrencilere tek tip kıyafet giydirilmesi, 1970'li yıllara kadar orta öğrenimde okuyan öğrencilere okul dışında da şapka giyme mecburiyetinin konulması kültürün militarist dokusuna işret eder. Üniversite bürokrasisinin tutumu da bundan farklı değil. 1980'lerden itibaren başlayan başörtüsü dramı bunun en çarpıcı göstergesidir."s:85

· "Modern bürokrasinin en karakteristik niteliği onun giderek soyut bir güce ulaşmasıdır. Gayrı şahsidir, ama herkesi denetler, işleme sokar."s:87

· "İnsanın modern zihin çerçevesinde her türlü kavram ve araçlarla düşünmesine izin verilir, ama Hakikat'i arama ve Hikmet'le düşünmesine hiçbir şekilde izin verilmez."s:97

· "İletişim araçları karşısında modern insan çaresizdir. Çaresizliği onun edilgen bir alıcı konumuna indirgenmesi olgusundan kaynaklanmaktadır."s:101

· "Çok masum, sıradan görünen bir resim, yazı veya görüntü, aslında objektif değildir, özel zamanlama ve sıralamasıyla bile olsa o bir mesajı içinde taşır."s:101

· "Eskiden modernizmin koruyucusu askerlerdi, yeni dönemde medyadır."s:106

· "Postmodernist toplumlarda yaşayan bireyler tekil varlıklar olarak birer müstaz'af varlıklar, merkezi güçler tarafından güdülen sürülerdir."s:106

· "Sosyologlar, muhalif grupların bir alt-kültür kimlik ve özelliklerini korudukları sürece hoşnutsuzlukların ifade edildiği elverişli kanallar olarak modern toplumu tehdit edemeyeceklerini kabul etmektedir."s:112

· "Marjinaller, temeldeki bir rahatsızlığı, içerde bir şeylerin değil, hiçbir şeyin yolunda gitmediğini su yüzüne çıkarmaktadır. Ama suyun yüzeyinde görünen sadece aysberglerdir. Rahatsızlığın nedeni olan krizler ise çok daha derinlerde ve devasa boyutlardadır."s:113

· "Toplumun geleneksel değer ve kurumlarını zayıflatmak demek, onu, modernizmin çözücü saldırılarına karşı savunmasız bırakmak demektir."s:114

· "Türkiye ve benzeri İslam ülkelerindeki marjinaller, modernizmin militanları ve kendi toplumlarının düşmanlarıdır. Batıdaki marjinaller ise modernizme ve onun etki ve belirtilerine karşı muhalefet içindedirler."s:114

· "İdealizm de materyalizm de manipülasyona uğrayan insan zihninin içine düştüğü trajik ikilemdir."s:116

· "Materyalizmin yanılgısı oranında idealizm de bir yanılgı ve bilgisizliktir."s:116

· "İslam düşünce tarihinde ateizm veya materyalizmin geleneksel bir temeli yoktur."s:116

· "Pozitivist temel varsayımları dolayısıyla siyasi rejimler,

ateist/pozitivistlerin yetişmesine elverişli eğilimleri desteklemektedirler."s:117

· "Ailemizi modernizmin bütün tahrip edici etki ve saldırılarına karşı koruyup, onu bir direnme ve dirilme ocağı haline getirmeliyiz."s:132

· "Modern insan trajik bir çürüme geçiriyor. Aşkın boyutunu unutan ve sonra kendisine hatırlatılınca inkâr eden insan, sonunda hayvan türlerinde bile görülmeyen çarpık ve sapkın bir ilişki biçimini geliştirerek, gerçekten 'hayvanlardan da aşağı' bir dereceye inebileceğini gösterdi."s:132

· "Medya ayrıcalıklı sınıfının renkli ve mutlu hayatlarını önlerine sürüp arzu ve ihtiraslarını tutuşturuyorlar. Modern hayata kavuşmanın nasıl araç bolluğu, büyük servet ve yüksek statülerle elde edilebileceğini anlatıp duruyorlar."s:139

· "Son iki yüz yılda pozitif fenomen paradoksal bir niteliğe büründürülerek, sanki kent hayatı ilerledikçe Din'in gerileyeceği yolunda garip bir düşünceye ulaşıldı."s:141

· "Natüralizm, animizm veya totem inançlarıyla ilgili görüşler ne ölçüde yaygınlık kazanırsa kazansın, bütün bunların son tahlilde birer 'kuram' oldukları akıldan çıkarılamaz. Ama ne garip ki, batı'da 'kuram' oldukları biline biline bir takım kurgu ve masallar birer hakikatmiş gibi bilimlerin başköşesine oturtulmaya devam ediliyor."s:142

· "Modern kentin insanı yalnız olduğu kadar umutsuzdur da. Çünkü ne tek başına bir birey olarak modern topluma, devlete ve kurumlarına karşı koyabilecek güçtedir. Ne de gerçek bir yol göstericinin (Hâdi) varlığından haberdar olabiliyor. Zihnen ve ruhen güçsüz (mustaz'af) duruma düşürülmüş bu insanı, eblehleştirici bir kültür ortamında her gün biraz daha umudunu kaybedip ya akıl hastası oluyor, ya alkol ve uyuşturucuya sığınıyor veya anlamdan ve amaçtan yoksun bu dünyaya baş kaldırabileceği tek seçeneğe başvurup intihar ediyor."s:152

· "Bireyi ruhen ve zihnen yoksullaştıran, iç dünyamızı çölleştiren modernizm, uygarlığın yanı başında insanı katlediyor."s:153

· "Batı, eğer hala özgürlük sorununu konuşuyorsa, bu ona sahip olmadığını gösterir. Çünkü kişi sahip olmadığı şeyi arar, ona sahip olmak ister."s:163

· "Modern toplum anlamlı bir evren değil, karmaşık, parçalanmış ve fakat denetleyen ve sıkan/sıkıştıran koskoca bir makine veya bunaltıcı bir organizasyona, kapalı bir sisteme dönüşmüştür. Buna kalıcı hale gelen 'Kabz hali' diyebiliriz. Özgürlük sorunları, davranış bozuklukları, sapma ve protestoların böylesine yaygın görülmelerinin asıl sebebi budur. Bunlar, böyle bir toplumda ortaya çıkar. Kurular düzeyinde sağlığını kaybeden sosyo-kültürel bir çevrenin bireyi de akıl ve ruh sağlığını kaybeder."s:169

· "Bir zamanlar dar bir entelektüel çevrede konuşulan post modernizm, zaman içinde gündelik hayatı belirleyen gizli kodlardan biri oldu. Çoğu insan farkında olmadan veya ismini koymadan post modern tepkiler vermeye başladı."s:179

· "Post-modernizmin tam Türkçe karşılığı 'modernizm ötesi' veya 'modernizm sonrası' demektir."s:179

· "Post-modernistler, kurumlar düzeyinde kişiliğin parçalanmasına yol açan çoğulculuğu epistemoloji alanına taşımakla sorunu daha da karmaşık bir hale sokuyorlar; İslami terimlerle ifade edecek olursak varlığın hakiki ve üst ilkesi olan Tevhidin yerine Şirk'i ikame etmek istiyorlar. Bu, bütün sorunların temelinde yatan Vahdet'in Kesret'e dönüştürülmesi, kozmik dengeye ve fıtrata aykırı olarak İlahi Sünnet'in tersyüz edilmesidir."s:185

· "Tıpkı modernizm gibi post-modernizm de yepyeni ve kurtarıcı 'bir felsefe ve ideoloji' olarak zihinlerimizin suiistimale uğratılması yoluyla bilincimizi çarpıtabilir.

· Post-modernizm, insanı ve evreni epistemolojik ve ahlaki içeriğinden, İlahi, kutsal ve aşkın amacından koparma, ontolojiye içkin yeni bir kaos tasavvurunu ön plana çıkarma fikrine dayanmaktadır."s:187

· "19. yüzyıldan devralınan ve 20. yüzyılın son çeyreğine kadar savunulan yaygın görüşün aksine Din, insan hayatından çekilmiyor, tam aksine bütün görkemiyle geri geliyor. 'Din geri geliyor' deyimi sadece 'edebi bir ifade'dir. Yoksa din her zaman yerli yerinde duruyordu. İnsan bilincini merkez alırsak, dinin gelişi veya gidişi, bilinçle ilgilidir. İster devrimci ister değişimci olsun, 21. yüzyılın en büyük hadisesi din olacaktır."s:202

· "Bir fetret (aralık) döneminden sonra Din geri geliyor. Dünyanın yakın geleceğini de İslam'ın nuru aydınlatacak, Bediüzzaman Said Nursi'nin büyük bir cesaret ve özgüvenle söylediği gibi 'Gelecekte İslam'ın sedası en yüksek seda olacak'tır."s:207

· "Komünizmin çöküşünden nasıl milliyetçi ideolojiler kendilerine paylar çıkaramazlarsa, kapitalizm de kendine bir pay çıkaramaz. Aksi, gerçekten yanıltıcı olur. Ancak uluslar arası propaganda bu evrensel gerçeği göz ardı etmek için kapitalim veya liberal ideolojiyi Din'in yerine geçirmeye çalışıyor."s:214

· "Hiç kuşkusuz tarihin en büyük yalanlarından biri, batılı bilimlerin zihnimize enjekte ettiği sosyal determinizm yalanıdır."s:216

· "Din, etkisini kaybedeceğine aksine her gün biraz daha sıradan insandan bilim adamına, işçiden siyasetçiye her kesimden insanın ve zümrenin ilgi alanına giriyor."s:216

· "Din, bize araç bolluğu yerine kutsal ve anlamlı bir amacı armağan ediyor. Modernizm ise 'araç bolluğu içinde amacı yok ediyor.' Peki, ama birey, anlamdan ve amaçtan yoksun bir dünyada daha ne kadar yaşamaya tahammül edebilecek? "s:217

· "Teknolojinin egemenliği altına girmiş bulunan ekonominin ve ekonominin egemenliği altındaki modern devletin (teknoloji-ekonomi-siyaset üçgeni), ellerine pergel ve cetveller tutuşturduğu mühendislerin planladığı modern kentteki hayat ise, tepeden tırnağa fecaattir."s:218

· "Temelde sorun profan ile kutsal, seküler olan ile İlahi (Aşkın) olan, kısaca Modernizm ile Din arasında bir sorundur."s:218

· "Evrensel anlamda kurtarıcı bir mesaj içeren Din, modern güçler tarafından, yine modernizm lehinde ve ona yeni bir yaşama şansı kazandıracak bir fonksiyona dönüştürülebilir."s:219

· "En büyük tehlike kendisi 'din-dışı' iken, modernizmin Din'e sahip çıkmasıdır. Bu politika bizi faizsiz kuruluşlarla banka sistemine götürür. Formül gayet masumanedir: 'Faizsiz Banka, Günahsız Zina, Alkolsüz Bira.' "s:220

· "İslam dünyasının önündeki iki büyük tehlikeden biri batıyı kölece taklit ise, bir diğeri de kendi geleneğini kölece taklittir."s:223

· "Modernizasyon kesintisiz bir süreçtir. Sürekli değişim ve araçlarda yenilenme… Modernizm bu tahrip edici mantık üzerine kurulmuş. Sistem her gün önümüze 'yeni yeni ihtiyaçlar' koyuyor ve bunları ne pahasına olursa olsun karşılamamızı istiyor. Gerçekte ise, ilk insandan beri ihtiyaçlar hep aynıdır, değişen onların yeniden tanımı, paketlenmiş biçimi ve tüketime sunulurken kullanılan yöntemlerdir."s:233

· "İslam sahici bir kurtuluş, yani Dünya hayatını tutku ile sevmek (Hubbu hayati'd-Dünya) olan modernizm değil, Hakiki Felah olan ed-Din'dir…"s:252

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

Sakın israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez.

En'âm, 141

GÜNÜN HADİSİ

İlim talebi için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.

(Tirmizi, 2649)

TARİHTE BU HAFTA

*Bosna'da 800 kadar camii Sırplar Tarafından Yıkıldı(20 Ocak 1993) *Ridaniye Zaferi(22 Ocak 1517) *Babiali Baskını(23 Ocak 1913) *Hz.Ali'nin Küfe'de Şehid Edilmesi(24 Ocak 661)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI