Cevaplar.Org implant

EKRANDA KISSACILAR

Son 20 senede dinî/İslami tema çerçevesinde ekranda üç belirgin profil belirdi. Sembolik figürleriyle: 1) Cedelci-kavgacı profil: İsmail Nacar-Hüseyin Üzmez, 2) Laik çözümlere arkadan fetva getirenler: Y. Nuri Öztürk-Zekeriya Beyaz, 3) Kassasla


2008-09-07 04:39:08

Ramazan, genelde televizyonların program akışını ciddi manada etkiliyor. İftar ve sahur programları çok reyting alıyor.

Basının "din" konularına ilgisi 1980'lerden sonraya rastlar. Bunun tipik örneği zamanın popüler haftalık dergisi NOKTA idi. Derginin neredeyse dönüşümlü iki kapak konusu vardı: Din ve cinsellik. 12 Eylül darbesi, cinselliğe belli bir serbestlik getirdi, mesela ilk defa kadın bedenini erotik fotoğraflarla metalaştırarak para kazanan Playboy "askerî rejimin sağladığı özgürlük ortamı"nda yayınlandı. "Türk-İslam Sentezi" de dinin araçsallaştırılmasını belli mesafeden tolere ediyordu.

Televizyonların dine gösterdiği ilgi özel kanalların TRT'nin tekelini kırdığı 90'lardan sonra başlar. Bu tarihten sonra dini meseleler, İslami hareketler, ibadetlerin edası vb. konular ekranlardan eksik olmadı. Ramazan ayı bu konular için mümbit bir zaman dilimidir.

Son 20 senede dinî/İslami tema çerçevesinde ekranda üç belirgin profil belirdi. Sembolik figürleriyle: 1) Cedelci-kavgacı profil: İsmail Nacar-Hüseyin Üzmez, 2) Laik çözümlere arkadan fetva getirenler: Y. Nuri Öztürk-Zekeriya Beyaz, 3) Kassaslar:(Kıssacılar) Nihat Hatipoğlu-Dursun Ali Erzincanlı.

Belirtmek gerekir ki, ilk iki profil -hamdolsun- etkisini neredeyse kaybetti sayılır. Bu seneki Ramazan programlarına baktığımızda, bir-iki istisnası hariç Kassaslar profilinin programların dilini ve formatını domine ettiğini görüyoruz. Kassasların ekranları şu beş parametreyle kullandıkları söylenebilir:

1) Retorik: Emeviler (Tabiin) döneminde ortaya çıkıp İslam bilginlerini zora sokan kassasların en önemli özellikleri güçlü bir retoriğe sahip olmalarıdır. Kassas hitabeti, anlamı ve bilgiyi ikinci sıraya iter, büyüleyici bir etki yapar.

2) Menkıbeler: Bilgi ve haber değeri sıhhatli olsa bile, kassasın anlatımında ana muhteva tarihî olayların aktarımına, menkıbelerin efsaneleştirilerek, abartılarak aktarımına dayanır.

3) Masal anlatımı: Kassası halk üzerinde etkin kılan faktör, anlatımın yarı ninni yarı masal tarzında kullanımıdır. Nihat Hatipoğlu'nun programlarında anlatıcının yüzü ekranı doldurur. Kızgın, öfkeli değildir, hatta tepkisiz sayılır. Dalgındır. Geriye çağıran mimiklerle, geçmişte çocuklarına ve torunlarına masal anlatan dede veya büyükanne ses tonuyla dikkatleri üzerinde toplar.

4) Duygu yoğun: Kassaslar bilgiyi geri plana ittiği gibi aklı da geri plana iter, öfkesiz heyecanı tahrik eder, duyguyu öne çıkarır. Duygunun nesneleri; merhamet, acıma, suçluluk, pişmanlık, kendinden utanma ve belirsizliğe sığınma gibi unsurlardır.

5) Aşırı basitleştirme. Tekrarlarla ve son derece yalın seçilen kelimelerle konu basitleştirilir. Zaten başarılı bir televizyon programı, hedef kitlesinin zekâ yaşını 12 olarak düşünmek zorunda olduğundan basitleştirme fonksiyonel olmak durumundadır.

Kesin olan şu ki, hem toplumsal olarak hem İslami hayat ve dinin doğru bilgilendirilmesi açısından önemli bir fenomenle karşı karşıya bulunuyoruz. Bu açıdan söz konusu programlar üzerinde daha etraflı durma mecburiyeti vardır.

Tabii ki söz konusu programlar tümden zararlı değil, yapanları da kötü niyetle itham edemeyiz. Ancak genel hasıla açısından baktığımızda, bu programların a) Bilgilendirmediği; b) Dinin akli boyutunu, düşünme ve tefekkür melekesini fazlasıyla ihmal ettiği; c) Dinin dünyevi (meşru ve gerekli maddi, hukuki, sosyal ve ekonomik) ilgi alanlarını sıfırladığı; d) Anlatımı kuvvetlendirmek, daha çok dikkat çekip hayret ve merak uyandırmak amacıyla bid'at ve hurafelere iltifat edildiği; e) Sonuç itibarıyla seyirciyi Kur'an ve Sünnet'le, çokça anlatıldığı halde Siret'le buluşturmadığı görülmektedir.

Ramazan ayı, dinî bilgi ve hayatın geniş kitlelere ulaştırılmasında büyük bir fırsattır. Ancak arza uygun talebin esas alınması ve bir kere elde edilmiş başarının (Hatipoğlu'nun stili -ki ne kadar sağlıklı olduğu ayrı konu) birçok kanal tarafından kötü biçimde tekrarı ve taklit edilmesi, reyting uğruna bu büyük fırsattan yeterince istifade edilmemesi sonucunu doğurmaktadır.

Ali Bulaç-Zaman-06.09.2008

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

ferit polat, 2012-08-21 05:53:11

rezilce düşünen bir fitnecinin kıskançlık histerileriyle yazdığı aynaya benzeyen bir yazı.sayın bulaç,hayatın boyunca kaç kişiye hidayety vesilesi oldun.hatipoğlu gibi ümmete islamı sevdiren birsinin ayak ucu olamazsın.yazıklar olsun sana.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

Rabia Safi, 2009-03-12 11:02:17

Bu yazı olmamış Ali Bulaç Bey.Kıssacılar diye bahsini ettiğiniz insanları dinlerken pek çok insanın ağlayıpta "Allahım ne kadar eksiğimiz var ibadetlerimizi daha doğru daha candan yapabilmemiz için güç, sabır ve iman nasip et" diye dua ettiğini biliyormusunuz acaba. Erzincanlıyı dinlerken peygamberimizin(sav)taşlandığı o yerde olup tek o taşlar benim günahkar bedenime gelseydide onun parmağı bile çizilmeseydi diye gözyaşlarına boğulduğumuzu biliyormusunuz. Bizden bir kuşak öncenin otuz yaşında oruç tutmaya başladığını tanıdıklarımızın nineleri amcaları ölürken Kuran okuyacak kimseyi bulamadıklarını gördüm. O dediğiniz kıssacıların anlattığı şeylerle çocuklar cehennemi değilde ilk önce cennetin süt akan ırmaklarını öğreniyorlar cennete iyilik yaparak gideceklerini biliyorlar Allah yakar demeden önce Allah merhamet edene merhamet edermiş diyorlar.Keşke daha önceleri de böyle yumuşak başlı anlatanlar olsaydı o zaman, o karikatüristler ağzından tükürük saçarak konuşan hoca karikatürleri çizemezdi.Son söz; yargılamadan önce halkı iyi gözlemleyin.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

meryem, 2009-03-07 12:59:36

1999 senesinde samanyolu tv de çok güzel hatta mükemmel bir ramazan programı vardı.bilgiye doyduğumuz bir program içimizi ısıtan aşkla dinlettiren ve harekete geçiren şimdilerde hocamın dediklerine fazlasıyla katılıyorum ve asla izlemem

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

celik hakan, 2008-09-13 06:33:52

Kalbe yönelik hitab etmek önemli ,aynizamanda Aklida ihmal etmemek lazim.Ikisini birarada kullanmak lazim.Sirf akli tatmin etmek duygulari köreltmek demektir.Sadece kalbi tatmin etmek akil nimetini nikmete cevirmektir.Ali Bulac Abimden Allah razi olsun bu yazisiyla teraziyi dengelemis.Akil ve Kalb kardesler.Bu sekilde Insanin fitratina daha uygun ve saglikli olur.Bize düsünen bir kalb lazim.Bence bunu untmamamk lazim,bazan iyi niytetli davrandigimizi zanediyoruz fakat farkina varmadan din düsmanlarinin ekmegine yag sürüyoruz.Cünkü bazan bizim icin hayir görünen ser olabilir.Ihtiyatli davranmak lazim.Vesselam

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

Murat Akbulut, 2008-09-08 01:07:18

Ali Bulaç Beyin en çok olayları yorumlarken psikolojik ve sosyolojik yorumlamalarını beğeniyorum.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

İRADEMİZİ TERBİYE EDELİM

İRADEMİZİ TERBİYE EDELİM

A.J. Cronin, Reader’s Digest, Amerika Otuz sene evvel(1920’ler) genç bir doktor olarak bulundu

PROF. DR. ALAADDİN BAŞAR BEYİN İBRETLİ BİR ANISI

PROF. DR. ALAADDİN BAŞAR BEYİN İBRETLİ BİR ANISI

“Lise son sınıftaydım. Bir gün hocamız sınıfa girdiğinde, tahtada ahlâk dışı bir resim

BİR ARAP ÂLİMİN İBRETLİ HİKAYESİ

BİR ARAP ÂLİMİN İBRETLİ HİKAYESİ

Merhum Mehmed Kırkıncı Hocaefendi anlatıyor; “1970’li yıllarda, İstanbul’daki bir sohbet

CEVAP YERİNE..

CEVAP YERİNE..

FETÖ’nün, genel anlamda İslam’a büyük zararı dokunduğu gibi, daha özel anlamda Risale-i

TARİH ŞUURU VE EHEMMİYETİ

TARİH ŞUURU VE EHEMMİYETİ

İnsanlar geçmiş zamanın hâtıratı ile zaman zaman neşeyâb olduğu gibi, milletler de mazinin

MUHAMMED ESED’İ SARSAN SURE

MUHAMMED ESED’İ SARSAN SURE

Aslen Yahudi kökenli bir Avusturyalı olan merhum Muhammed Esed(Leopold Weiss) “Mekke’ye Giden

BU DA GEÇER YÂ HÛ

BU DA GEÇER YÂ HÛ

Bu ümmet ne badireler atlattı uzun tarihi boyunca.. Ne ihanetler, kahpelikler gördü; ne zulümle

SORU CEVAPLARLA KURBAN İBADETİ

SORU CEVAPLARLA KURBAN İBADETİ

Soru: Kurban Kesmek Kimlere Vâciptir? Kurban kesmek dinen zengin sayılan Müslümanlara vaciptir.

DEVLET İDARESİNDE İKİ MÜHİM ESAS: İSTİKAMET VE ADALET

DEVLET İDARESİNDE İKİ MÜHİM ESAS: İSTİKAMET VE ADALET

İstikamet; Hak ve hukuka uygun hareket etmektir. İstikamet, toplum hayatının en önemli esasla

HİÇBİR MÜFSİD BEN MÜFSİDİM DEMEZ

HİÇBİR MÜFSİD BEN MÜFSİDİM DEMEZ

Ferdleri ve cemaatleri değerlendirirken objektif olmaya, fayda ve zararın nereden gelip gelmediği

BAYRAMLAŞMA

BAYRAMLAŞMA

Küçükken bir âdetimiz vardı; şeker toplamak. Bayramda kapı kapı gezip, her evde ikram edilen

SİTE HARİTASI