Cevaplar.Org

ARAPÇA YAYIN YAPAN MİSYONER TV KANALLARI, AL-HAYAT TV KANALI VE KEŞİŞ BUTROS

Son zamanlarda en dikkatimi çeken vakıalardan biri, Arapça yayın yapan Hıristiyan misyoner TV kanalları oldu. Bu kanallar genellikle Ortadoğu ülkelerine yönelik yayın yapmakta, Arapça konuşan nüfusa yönelik Hıristiyanlık propagandası yapmakt


Müfid Yüksel

mufidy@gmail.com

2007-11-28 00:23:46

Müfid Yüksel

Son zamanlarda en dikkatimi çeken vakıalardan biri, Arapça yayın yapan Hıristiyan misyoner TV kanalları oldu.

Bu kanallar genellikle Ortadoğu ülkelerine yönelik yayın yapmakta, Arapça konuşan nüfusa yönelik Hıristiyanlık propagandası yapmaktadır.

Yedi civarında tespit edebildiğim bu TV kanallarının tamamı Hıristiyanlık çerçevesinde bayağı muhafazakâr bir yayın çizgisi tâkip etmektedir. Programları büyük çoğunlukla kilise ayinleri, kilise müziği, Arapça mezmur okunması, kilise vaazları, açık oturumlar ve dini içerikli belgesellerden oluşmaktadır. Buna karşın, Müslüman Arap TV kanallarına baktığımızda, İslami yönde, muhafazakâr bir görünümde yayın yapanı yok gibidir. İslami yönde ve muhafazakâr bir görünümde yayın yapan Arapça kanalların tamamının Al-Anwar, Al-Faiha, Al-Furat gibi sadece Şiî TV kanalları olduğu görülmektedir. İslami yönde yayın yapan, seküler çizgi takip etmeyen tek bir Sünnî kanala rastlanmamaktadır.

Suudî Arabistan başta olmak üzere tüm Arap ve körfez ülkelerindeki TV kanallarının tamamının Türkiye’deki laik çizgideki kanallardan hiç de farkı olmayan laik-seküler TV kanalları olduğu gözlemlenmektedir.

Buna karşın, yukarıda belirttiğim gibi, Arapça yayın yapan Misyoner TV kanalları, hiç de seküler olmayan muhafazakâr-dinî yayın çizgisini Hıristiyanlık bağlamında korumaktadır. Suudi Arabistan başta olmak üzere Arap ülkelerinin TV kanallarında gündüz vakti hiçbir şekilde seküler olmayan, dini yayın yapılmamakta, ancak gece yarısından sonra hiç kimsenin TV seyretmediği saatlerde bazı dini yayınlar görülebilmektedir. Kaldı ki, bu tür gece yarısı sonrası dini yayınlar en seküler Avustralya TV kanallarında dahi görülmektedir.

Arapça Misyoner kanalları ise, Hıristiyanlık propagandasına mâtuf tamamen dini yayınlarla dolu olduğu gibi, bu kanallardan bazıları özellikle sürekli İslâmiyet aleyhinde, İslam’ın kutsal değerleri aleyhinde militanca yayınlar yapmaktadır. Bunlardan, Al-Hayat, Miracle TV., Al-Karma ve Sat7 başı çekmektedir.

Bunların başta geleni olan Al-Hayat televizyonu hemen hemen neredeyse programlarının büyük çoğunluğunu İslamiyet ve Müslümanlar aleyhindeki programlara hasretmiş durumdadır. Özellikle Mısır-Kıpti kökenli Keşiş Zekeriya Butros’un bu kanaldaki tüm programları İslâmiyet aleyhindeki konuşma ve propagandalardan oluşmaktadır. Keşiş Butros her gün yaptığı veya katıldığı programlarda, İslam’ın en temel inançlarına, Fahr-i Kâinât Efendimiz’e (S.A.V), Ashab-ı Kiram’a, Hulefa-yı Raşidin’e, Hz. Ali’ye (K.V), Ehl-i Beyt-i Kirâm’a kısacası tüm kutsallarımıza büyük bir kin ve nefretle en ağır hakaretlerde bulunmakta, küfretmekte bu konuda Selman Rüşdi ve Turan Dursun’u bile geride bırakmaktadır.

Bu Kıpti Keşişi saatlerce bu TV. Kanalında kin ve nefretini kusmaktadır. Bunun yanı sıra aynı kanal’da sık sık sözde Müslümanlıktan dönüp, Hıristiyanlığı benimsemiş kimseler çıkarılıp konuşturulmaktadır. Bu programların tamamı monolog şeklinde cereyan etmekte, Müslümanlara kesinlikle söz hakkı verilmemektedir. En vahimi, bu ve diğer Misyoner kanallarının bu tutumuna rağmen sözde Müslüman Arap kanallarının hemen hemen tamamının, ahlak ve dini değerlerle bağdaşmayan programlarla dolu olması ve ayrıca; Al-Hayat TV kanalı ve Keşiş Butros’un tüm bu kin kusan programlarına hiçbir ilmi vs. cevabın dahi verilmeyişidir.

Biz Müslümanlar tarihte eman verdiğimiz hiç kimsenin farklı dini inancına ve ibadetlerine müdahale etmedik. Zimmîlerin İslam hukukunda tüm hakları garanti altına alınmış onların dini ibadet ve müesseselerine hatta sosyal hayatlarına müdahale edilmemiştir. Hz. Resul-i Ekrem (SAV) devrinde Necran Ve Busra hristiyanlarına onların hak ve hukukunu belirleyen Emannâmeler verilmiş, ibadet hakları dâhil tüm hakları teminat altına alınmıştır. Hatta Hz. Peygamber’e (SAV) dayandırılan ve Hz. Ömer zamanı ile Emeviler devrinde yenilenen Arapça Emannâme metinlerinin kopyaları gerek Ortadoğu ülkelerindeki gerekse Türkiye’deki birçok kilisede bulunmaktadır. Bu Emannâme metinlerine dayanılarak, tarihte İslam devletleri ve hükümdarları Hristiyanlarının hak ve hukukuna riâyet etmişlerdir. Endülüs, Abbasiler ve Osmanlılarda gayr-i müslimler vezir ve nâzır bile olmuşlardır.

 

Buna rağmen misyonerler ve bu misyoner kanalları, İslam’a Hz. Peygamber’e (SAV) en ağır bir şekilde saldırmaktan geri durmamaktadır. Önceden Mısır Kıpti Kilisesine bağlı olup, sonradan Protestan mezhebine girdiği Süryanilerce belirtilen Keşiş Zekeriya Butros bütün enerjisini ve mesaisini İslam ve yüce Peygamberimizin aleyhinde propaganda yapmak, kin ve nefret kusmaya hasretmiş durumdadır. Tüm hayatını İslam ve Hz. Peygamber düşmanlığına adamış gözükmektedir. Bu zehir, sadece TV kanallarında akıtılmamakta, internet sitelerinde de aynı durum sözkonusudur. Bu keşiş ve benzerleri tüm propaganda konuşmalarını, kin ve nefret saçan, hakaret dolu nutuklarını internet sitelerinde de yayınlamaktadır.

http://www.lifetv.tv/

http://www.islameyat.com/

Adresleri bunların başlıcalarıdır. TV kanalı ve bu internet sitelerinde yer alan tün yazılı ve görsel dokümanlar dinimizi tahkir eden ifadeleri, Hz. Peygamber’e (SAV) en ağır hakaretleri içermektedir. Bunun yanı sıra, sözde Müslümanlıktan Hıristiyanlığa döndürülen dönekler, marranolar TV’ye çıkarılıp, bu keşiş ile birlikte İslamiyet aleyhinde konuşturulmaktadır.

Görülen o ki, alarabia internet sitesi dışında tüm bu olanlara Arap dünyasında tepki verilmemektedir. Zira Arap dünyası, petrol parasıyla zenginleşme ve sekülerleşmenin sarhoşluğuyla tüm dini hassasiyetlerini kaybetme aşamasına gelmişlerdir. Bu inanç ve ahlak erezyonunda Körfez ülkeleri başı çekmektedir. İslam-Arap ülkelerinde ahkâm kesen sözüm ona din âlimleri suskun kalmaktadırlar. Ehl-i Sünnet geleneğine ve Tasavvufa, sözde Tevhid adına her türlü saldırıyı acımasızca mübah gören Arap ülkelerindeki Modernist ve Selefi-Vahhâbî ulema nedense, bu TV kanalları ile Keşiş Butros’un bu saldırı ve tahribatına karşı suskun kalmaktadırlar. Tasavvuf ve Ehl-i Sünnet geleneği aleyhinde ciltlerle kitaplar kaleme alan Selefi-Vahhâbî ve Modernist ulema bu konuda bir satır bile reddiye kaleme almamaktadırlar. Her konuda ahkâm kesmekten geri durmayan, Muhsin Abdülhamid ve Yusuf El-Kardâvi neredesiniz demekten kendimizi alamıyoruz. “Bunları muhatap almayız, muhatap alırsak propagandalarını yapmış oluruz” tarzındaki söylemler vurdumduymazlığın, tenbelliğin dışa vurumundan başka bir şey değildir. Çünkü, İslamiyet ve tüm kutsallarımız aleyhinde kin ve nefret tohumları saçan bu yayın ve propagandalar, TV kanalları ve İnternet sayesinde tüm Arap dünyasına ulaşmakta ve olumsuz yönde ciddi etkiler oluşturmaktadır.

Her ne olursa olsun, Al-Hayat, Miracle, Al-Karma ve Sat7 kanalları ile Kıpti Keşişi Zekeriya Butros’un İslamiyet ve Peygamberimiz aleyhindeki yayın ve propagandalarına karşı zerre kadar iman sahibi her Müslüman tavır almak zorundadır. Şiddete başvurulmaksızın, hukuk çerçevesinde her türlü girişimde bulunulmalıdır. Bu kara sesler ve bu aşağılık Kıpti keşiş hukuki yollarla bir şekilde mutlaka susturulmalı ve gerekli cevapları içeren sağlıklı yayınlar yapılmalıdır.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

selçuk göze, 2008-11-20 04:07:09

maalesef yukarıda bahsedilen şahıs artık türkçe olarak ectv adında 24 saat türkçe yayın yapan bir misyoner kanalında devam etmektedir

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

Tayyar, 2008-09-14 08:43:25

değindiğiniz konu çok önemli islami bilgisi zayıf olanlar hatta vasat düzeyde bilgiye sahip olup araştırmacı olmayanları bilgiyi hazır kabul etmeyi sevenleri kolayca etkileyebilecek yayınlar. İslam Alimlerinin DİKKATİNE Lütfen.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

hasan, 2008-02-19 18:42:51

goslerimi actiniz boyle bir siteden haberim yoktu

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-23

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-23

Prof. Mahmut Erol Kılıç(Tasavvuf tarihi uzmanı) Tasavvuf ve tarihi üzerine uzman isimlerden b

BİR NESLİN TÜKENİŞİ

BİR NESLİN TÜKENİŞİ

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla... Her yüzyılda, istisnalar hariç, bütün insanlar yer

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-22

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-22

Lamartin 1790-1869 yılları arasında yaşamış olan meşhur Fransız şair Lamartin, hayatını

ERMENİ MEZALİMİ VE TEHCİR

ERMENİ MEZALİMİ VE TEHCİR

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla... 38 harfden oluşan alfabesiyle tarih sahnesinde bir mil

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-21

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-21

Keçeçizade İzzet Molla Padişah II. Mahmud’a sunduğu layihada Keçeci-zâde İzzet Molla, ş

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-20

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-20

Jean-Marie Le Pen (Fransız siyasetçi) İkinci Dünya Savaşının izlerini taşıyan eski sağ, y

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-19

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-19

Hz. İbrahim(a.s) Kur’an ifadesiyle Hazreti İbrahim ulu’l azm peygamberdir ve ulu’l azm peyg

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-18

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-18

Hüseyin el Cisr(Suriyeli âlimlerden ) 19’uncu yüzyıldan itibaren Batı ile eklektik ve sentez

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-17

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-17

Humeyni Dünyaya turlayan başka bir süreç ise Şeytan Ayetleri romanının orada burada tefrika

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-16

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-16

Hasan Turabi(Sudanlı mütefekkir) İslam dünyasının hâlâ mühim siyasi ve entelektüel liderl

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-16

PERSPEKTİFE GİREN ŞAHISLAR-16

Hasan el Benna Hasan el Benna’nın projesi, arzulanan İslami itidal cemaati gerçekleştirmektir

Zulüm (ve haksızlık) edenlere de sakın meyletmeyin! Sonra size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez.

Hûd, 113

GÜNÜN HADİSİ

Oruç insanı cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır; tıpkı sizi harpte ölüme karşı muhafaza eden bir kalkan gibi...

Buhari,Ebû Davud,Tirmizi, Nesai

TARİHTE BU HAFTA

*Muhammed Raşid Hz.lerinin Vefatı. (22 Ekim 1993) *Astronomi Alimi Uluğ Bey'in Vefatı(25 Ekim 1449) *Fatih Sultan Mehmed Han'ın Trabzon'u Fethi(26 Ekim 1461)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI