Cevaplar.Org

ROKETLEYELÄ°M MÄ°?

Mermilerin, araştırma roketlerinin, pilotlu ve pilotsuz uçakların ve devasa uzay araçlarının lüzumlu güçleri roket motorları ile sağlanmaktadır.


2007-09-14 04:56:36

Mermilerin, araştırma roketlerinin, pilotlu ve pilotsuz uçakların ve devasa uzay araçlarının lüzumlu güçleri roket motorları ile sağlanmaktadır. Roket motorunun, diğer güç kaynaklarına göre en büyük avantajı, itme için gerekli bütün elemanları kendi içinde taşıması ve bu sayede havada olduğu gibi feza boşluğunda, hatta denizin derinliklerinde dahi kullanılabilmesidir.

Bütün roketler prensip itibariyle; şişirilmiş bir balonun ağzı açılarak serbest bırakıldığında, hava akışının tersi istikametinde hareket etmesi esasına göre çalışmaktadır. Bu tesbiti yaptıktan sonra yeni bir yaklaşımla meseleyi ele alırsak; roket sistemininde asırlardan beri bazı canlılar tarafından kullanılmakta olduğunu görürüz.

Bu mevzuya hepimizin bildiği denizanası güzel bir misaldir. Denizanaları hareketlerini ya suyun akıntısıyla veya içlerine çektikleri suyu ani bir kasılmayla dışarı püskürterek sağlamaktadırlar. Tıpkı içi dolu balonun serbest bırakılması gibi...

Acaba bu canlıya günümüz fizik kanunlarının temellerinden sayılan etki-tepki prensibi milyonlarca yıl önce kim tarafından öğretildi? Bizlere ilham olsun diye bu canlıları gözlerimizin önüne seren İlmi Sonsuz Zat'ı, yani Cenab-ı Hakk’ı tanımamak ne büyük kayıptır!

SUDAN SÄ°LAH OLUR MU?

Hiç, sudan silah olur mu? Irmaklarda yaşayan bir balık türü avını yakalamada suyu silah olarak kullanıyor. Balık, yaklaşan avına, ağzına aldığı suyu tazyikli bir şekilde püskürtüyor. Bu ani su baskını karsısında böcek sersemleşip dengesini kaybediyor ve az sonra suyun ağırlığına dayanamayıp ırmağa düşüyor. Balık da avını yakalayıp afiyetle yiyor.

Yalnız balık, bazen 2–3 metre uzakta olabilen hedefini vurabilmek için, küçük bir hesap yapmak zorundadır. Bu da; su-hava yoğunluk farkından dolayı böceğin gerçek yerini hesaplamaktır. Çünkü ışığın kırılmasından dolayı, böcek, gerçek yerinden farklı bir yerde görülmektedir. Fakat balık, çoğu zaman bize üniversite imtihanlarında sordukları ve bazılarımızın da yanlış yaptığı bu problemi de çözmekte ve böceği tam hedeften vurmaktadır.

Basit gibi görünen bu ve benzeri hadiseler insanlara; çok şey anlatmaktadır. Çünkü canlılar âleminde milyarlarca misali bulunan bu hadiselerin hepsi hesaplı, ölçülü ve bir gayeye yöneliktir. Her şeyin dizginini elinde tutan, her varlığın rızkını veren, her an her şeyi idare eden Sonsuz Kudret ve Merhamet sahibi Rabbimiz Allahu Teala’nın varlığını kabul etmeyince, bütün bu hadiselerin mantıklı bir izahı mümkün olabilir mi?

MEYVELERÄ° KABUÄžUYLA YÄ°YÄ°N

Her yiyeceği veya maddeyi, kendi tabiatına uygun şekilde kullanmak yaratılış kanunlarının gereğidir. Kâinatta hiçbir şey boşuna yaratılmamıştır. Yaratılan şeylerde, eskiden abes zannedilen noktaların, fen ve tekniğin ilerlemesiyle ne kadar isabetli olduğu anlaşılmıştır.

Mesela, meyvelerin posasını atıp, suyunu içmek yoluna gidilerek posanın faydasız bir şey olduğu sanılmıştır. Oysaki yiyeceklerden posanın atılması insan sağlığı için fevkalade sakıncalı olmuştur.

Diş hekimleri, hususiyetle periodontologlar, bu şekilde meyve yenmesinin diş sağlığına çok faydalı olduğunu ifade etmektedirler. Elma, ayva, havuç vb. gibi meyveler posalı yendiğinde, doğal diş fırçası durumuna geçip, diş taşlarının oluşmasına mani olur.

Posanın, bağırsak hastalıkları ve kanserlerini önleme açısından da mühim yeri vardır. Tıbbî araştırmalar, diyeti yüksek posalı olan gruplarda kalın bağırsak hastalıklarının daha az olduğunu göstermiştir. Demek oluyor ki diyet posası bağırsak kanserini önleyici mahiyettedir. Bu durum, kâinattaki her varlığın bir hikmete binaen yaratıldığını gösteriyor ve bizi her şeyi ilim ve programla ayarlayan Yaratıcıyı tanımaya yönlendiriyor.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Sedat, 2010-02-16 17:11:57

Söylenen haktan söyleyen haklı okuyan da anlayınca ne güzel oluyor esselamün aleyküm.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DÄ°ÄžER YAZILAR

Sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabb'ine kulluk et!

Hicr, 99

GÃœNÃœN HADÄ°SÄ°

Her kim bir namazı (kılmayı) unutursa (onu) hatırladığında kılsın. Onun bundan başka keffâreti yoktur.

Sahih-i Buhari, KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S-SALÂT

TARÄ°HTE BU HAFTA

*Şair Muhammed İkbal'in vefatı(21 Nisan 1938) *TBMM'nin açılışı ve çocuk bayramı(23 Nisan 1920) *Osmanlı-Rus Harbi(24 Nisan 1877) *Hudeybiye Gazvesi(26 Nisan 628) *II.Abdülhamid'in tahttan indirilmesi(27 Nisan 1909)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SÄ°TE HARÄ°TASI