Cevaplar.Org

MUSA YUKARI AĞABEY’DEN HATIRALAR–3

Karakoldaki sorgulama Bizi öbür odaya çektiler. Komiser geldi. “Bunlar kim?” dedi. Polis; “Efendim, bunlar Bediüzzaman’ı ziyarete gelmişler. Onun kapısının önünde bekliyorlardı. Ben getirdim”


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2007-09-01 04:02:46

Karakoldaki sorgulama

Bizi öbür odaya çektiler. Komiser geldi. "Bunlar kim?" dedi. Polis; "Efendim, bunlar Bediüzzaman'ı ziyarete gelmişler. Onun kapısının önünde bekliyorlardı. Ben getirdim" dedi. Komiser; "bunların ceplerini yokladınız mı? Yoklayın ceplerini" dedi. Cevşen aldıydık, yolda giderken okuruz diye. Cepleri yoklarken onu buldular. Komiser cevşenin içini açtı. O Ankara'dan gelen mektubu onun içine koymuştum. Açtı, o mektubu okudu bu. Sonra; "Bu mektubu Ankara'dan sana kim gönderdi?" diye sordu. "Bilmiyorum" dedim. "Ya, bir insana mektup gelir de kimden geldiğini bilmez mi?" dedi.

"Efendim" dedim "altında Ankaralı kardeşleriniz diyor. Ankaralı kardeş bir tane, on tane, elli tane değil ki. Kim bilir hangi kardeşten geldi o?" dedim. "Çok mu ya Ankara'da o kadar nurcu?" dedi.

"Tabii çok" dedim ben. Bu sefer "döverim, çarparım" filan dedi. "Ne yaparsan yap, kimin gönderdiğini bilmiyorum" dedim. Bu sefer döndü polislere dedi ki; "Bakın nurcuların işi böyledir. Şimdi ben bunu bu mektuptan mahkemeye versem, hâkime diyecek ki; "Hâkim bey, postacı bana mektup getirmiş almayayım mı?" O da "Alırsın evladım" diyecek. Bak bunlarda yarın Risale-i Nur bul. "Bunu kimden aldın?" diye sor. Bir açık adres verir, polislerle basarsın. Adam iki sene evvel ölmüştür. Kabire mi gidip adama soracan; "kitap verdin mi" diye. Hayatta diri adam evi basmadık. Her bastığımızda adam ölü çıkıyor" dedi. Hepimizi güldürdü komiser.

Sonra "bakın sizi serbest bırakıyorum. Bir daha Bediüzzaman'ın oraya giderseniz, polisler de sizi yakalar, getirirse, döver, çarpar, hapse atarım. Bakın, Ankara'dan özel gönderilmiş sivil kıyafetli 10 tane polis var. Derhal Eskişehir tarafından gelen arabayla burayı terk edin" dedi.

Polis'in Yordam Öğretmesi

Serbest kalınca, bizi getiren polis dedi ki:"Biz sizi sevdik. Yani siz "Bediüzzaman'ın kapısı olduğunu bilmiyorduk, başkasının kapısını arıyorduk" gibi yalan dolan konuşmadınız. Her şeyi olduğu gibi konuştunuz. Yalnız siz usul bilmiyorsunuz. Ben size usul öğreteyim" dedi.

Bizi getiren polis bize usul öğretiyor, Allah'ın yardımına bak.

Aldı götürdü, Ceylan ağabeyin babası Mehmed ağabeyin dükkânına. "Mehmed ağabey, Bunlar İzmir'den Bediüzzaman hocayı ziyarete gelmişler. Sen gereğini yap" dedi.

Mehmed Çalışkan ağabey

Bizi bıraktı, gitti. Mehmed ağabey; "Siz miydiniz karakoldaki o iki nurcu?" dedi. "Evet, bizdik" dedik. "Şimdi ben sizi götürsem, herkes beni tanıyor. Sizi de nurcu diye götürürler. Ankara'dan 5–10 tane özel polis gelmiş diye duyduk" dedi. "Bizde duyduk" dedik. "Ne yapalım" dedi. "Biz evi biliyoruz" dedik. "Ha evi biliyor musunuz? Evin 15–20 metre kadar ilerisinde bir bakırcı dükkânı var. O şakirtlerdendir. Ona varın, size yardımcı olsun" dedi. Tamam dedik, çıktık.

Kadir ile İstişare

Tam Üstadın sokağına gireceğiz, Kadirle istişare ettik. "Kadir bak, komiser ne dedi? Şimdi, polis tutup götürürse, komisere ne deriz?" dedim. "Musa ağabey, sen suçu benim üzerime at. Ben gidecektim, ama bu çocuk gitmedi. Ben bunu burada bıraksam, bu Emirdağ'dan İzmir'i bulamaz. Babası bunu bana emanet etti" dersin. Komiser bana "Öyle mi, bu gidecekti de, sen mi salmadın" diye sorar. "Evet" derim. Bana bir iki tokat atar. Ben ağlayıveririm. Çocuğum, kıyamaz, fazla dövmezler. Ama seni döverlerse çok döverler. Ben bir iki tokatla meseleyi kapatırım" dedi.

Ve Nihayet Ziyaret

Böyle anlaştık. Vardık, o bakırcı kardeşi bulduk. O da duymuş, "Siz misiniz onlar" falan dedi. Oturttu, çay, bisküvi ikram etti. Tabii Ocak ayı, Afyon soğuk. Bir taraftan heyecan, bir taraftan soğuk derken, oradan Hüsnü abi geçiyormuş. Bakırcı hemen kapıya koştu. "Hüsnü abi, Hüsnü abi..Bir dakika" dedi. "Üstadımız nerede?" diye sordu. Hüsnü abi; "Üstadımız şu anda uyuyor. Zübeyir ağabey de bir yere kadar gitti. Ben de şu karşı bakkaldan yoğurt almaya gidiyom" dedi.

Bakırcı; "Bak bu kardeşler İzmir'den gelmişler. Bunlara bir yardımcı olsan" dedi. Hüsnü ağabey; "Ben üstada söyleyemem de, Zübeyir ağabeye söylerim. Zübeyir ağabey de üstadımıza söyler. Üstadımız kabul ederse, gelir çağırırım. Çünkü çok sıkı..Hatta bundan 15-20 gün evvel Diyarbakır'dan Mehmed Kayalar ağabey geldi. Üstad onu dahi kabul etmedi" dedi.

Bakırcı; "Sen yine de bir söyle" dedi. "Olur, söylerim" dedi Hüsnü ağabey.

Gitti bu, bir saat kadar sonra geldi. Dedi ki; "Üstadımız uyanmış. Zübeyir ağabey de gelmişti. Zübeyir ağabey üstada söylemiş. Üstad da "çağırın" demiş. Üstad sizi bekliyor, buyrun" dedi. Hemen gittik, üstadı ziyaret ettik, görüştük.

Üstadın vefatı

-Vefatı sizde nasıl bir tesir yaptı?

-Duyduk, Cenazeye bazıları gitti, biz gidemedik.

-Ne olacak bundan sonra diye bir korku oldu mu?

-Korku diye bir şey yok, üstadın mahiyetini bildiğimizden dolayı. Üstadın mahiyetini bilmeyen insan korkar. Mesela Ahmed Feyzi ağabey; "Biz Denizli hapsine girdiğimizde, ben daha üstadın mahiyetini bilmiyordum" demişti bana. Denizli hapsinde Hafız Ali ağabey anlatmış ona..

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

tayfur, 2008-04-29 13:31:48

hocam hikayenin devamı yok... eksik olmuş tamamlarsak çok iyi olur. dava ne olmuş???sonuç???

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

babo, 2007-09-02 01:47:20

Allah razi olsun hayirli ve uzun ömurler diler sohbetlrin devamini dilerim....

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

BEDİÜZZAMAN’IN AİLE ŞECERESİ

BEDİÜZZAMAN’IN AİLE ŞECERESİ

Merhum Şeyh Fethullah Verkanisi’nin torunlarından değerli âlim merhum Gıyaseddin Emre Bey, Ü

VANLI ZEYNELABİDİN EFENDİ’NİN ANLATTIKLARI

VANLI ZEYNELABİDİN EFENDİ’NİN ANLATTIKLARI

Değerli hocam Seyda Molla Şefik İdikurt Efendi bir ders esnasında şu hatırayı anlattılar;

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN MUŞ’UN NOK KÖYÜNDE BİR GECE MİSAFİRLİĞİ

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN MUŞ’UN NOK KÖYÜNDE BİR GECE MİSAFİRLİĞİ

Emekli müftülerimizden Seyda Fehmi Türkmen Hocaefendi, 21.04. 2019 Pazar günü kendilerini evind

ŞEYH ASIM EFENDİ’NİN KALEMİNDEN BEDİÜZZAMAN-2

ŞEYH ASIM EFENDİ’NİN KALEMİNDEN BEDİÜZZAMAN-2

Sonra tekrar Van’dan Bitlis’e geldi. Onun hayatının geniş şekli yazılıdır.(bkz. Tarihçe-

ŞEYH ASIM EFENDİ’NİN KALEMİNDEN BEDİÜZZAMAN-1

ŞEYH ASIM EFENDİ’NİN KALEMİNDEN BEDİÜZZAMAN-1

Değerli ziyaretçilerimiz! Yeni bir hizmetimizi sizlere arz etmekle mesruruz. Geçen günlerde değ

BEDİÜZZAMAN’IN ŞAM HUTBESİ VE MUHADDİS ŞEYH BEDREDDİN EL HASENİ

BEDİÜZZAMAN’IN ŞAM HUTBESİ VE MUHADDİS ŞEYH BEDREDDİN EL HASENİ

Merhum Ali Uçar Bey bir sohbetinde anlatıyor; “Ali Sert Hocamdan dinlediğim şu hatırayı, Kon

CAFER ÇİM AĞABEY’İN HATIRALARI

CAFER ÇİM AĞABEY’İN HATIRALARI

Takdim Kıymetli ziyaretçilerimiz, edep, nezaket, tevazu timsali çok kıymetli bir insan-ı kâmi

BİR AVUKATIN HATIRALARI

BİR AVUKATIN HATIRALARI

Kıymetli ziyaretçilerimiz, aşağıda nakledeceğimiz hatıralar, Mutlakıyet, Meşrutiyet, Cumhu

SAİD HALİM PAŞA VE BEDİÜZZAMAN'LA İLGİLİ BİR HATIRA

SAİD HALİM PAŞA VE BEDİÜZZAMAN'LA İLGİLİ BİR HATIRA

Güngörmüş, gün geçirmiş zatların yanında insanın ya bir not defteri olmalı veya bir kayı

SUNGUR AĞABEY’DEN AHMED FEYZİ KUL AĞABEY İLE ALAKALI ANILAR

SUNGUR AĞABEY’DEN AHMED FEYZİ KUL AĞABEY İLE ALAKALI ANILAR

Sungur Ağabey anlatıyor: ‘Ahmet Feyzi Ağabey hapiste iyice hırslanmış, Temyiz’e layiha ya

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’I AĞLATAN RÜYA

ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’I AĞLATAN RÜYA

Hafız Rıza Çöllüoğlu, değerli bir büyüğümüz. Muradiye Vakfının kurucularından olan Ho

Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.

Bakara, 185

GÜNÜN HADİSİ

“Köleleriniz, kardeşlerinizdir”

Buhari

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI