Cevaplar.Org

MEVLANA ŞİBLİ NUMANİ–3.BÖLÜM

Mevlana Şibli biyografi alanında yazdığı eserlerinin Hind Müslümanlarında büyük dalgalanmalar yapması üzerine, Hz. Peygamber’in(SAV) hayatını en geniş bir çerçevede ve gerek eski ve gerekse yeni siyer yazarlarından daha kapsamlı ve


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2007-01-29 13:16:14

Şibli'nin Şaheseri

Mevlana Şibli, biyografi alanında yazdığı eserlerinin Hind Müslümanlarında büyük dalgalanmalar yapması üzerine, Hz. Peygamber'in(SAV) hayatını en geniş bir çerçevede ve gerek eski ve gerekse yeni siyer yazarlarından daha kapsamlı ve daha mükemmel bir biçimde yazmaya niyetlendi. Siret-ün Nebi adlı bu harika eser, 1912 yılının Haziran ayının 12'sinde Bombay şehrinde yazılmaya başlandı.

Siret-ün Nebi, kollektif bir çalışmanın ürünüdür. Şibli, hemen bir yazı heyeti oluş­turarak ve her birine görevler vererek işe başladı; İslâm'a saldıran batılıların eser­lerini tercüme edenler, Arapça kaynak eserleri temin edenler, karalamaları temize çekenler v.s. durmadan Şibli'nin talimatını yerine getiriyor, Şibli ise geceli gündüz­lü yazarak bu çok önemli eseri bir kaç sene içinde bitirmeyi istiyordu. Merhum Eşref Edip Fergan'ın dediği gibi "bu büyük eserin meydana gelmesi için gösterilen çaba hayret edilecek derecelere ulaşmıştı."

Şibli'ye göre "bir siyrette gerek Hz. Peygamberin hayatına ait gerekse İslam esaslarıyla ilgili konular bir arada yer almalı, maddi-manevi, siyasi-içtimai, dini-ruhani bütün önemli meseleler nazar-ı itibara alınmalı, Kur'an-ı Kerim'in tamamı gözden geçirilmelidir."

Süleyman Nedvi de eserin yazılış metodu üzerinde şunları dile getirmektedir: "Bu eser yalnız Hz. Peygamber'in hayat hikâyesi ve savaşlarından bahsetmekle yetinmemiş, İslam'ın esaslarıyla bunları tebliğ edenin hususiyetlerini bir arada ele almak suretiyle çoğunluğun telakkilerinin dışına çıkmıştır. Şunu demek istiyorum ki, bu eserin takip ettiği usulü iki maddede toparlayabiliriz:

1-İslam'ın Peygamberi kimdir? Neler söylemiş ve ne yapmak istemiştir?

2-Tebliğ ettiği Müslümanlığın esasları neydi?

Kitabın önemli bir özelliği; siyer kaynaklarından önce hadis kaynaklarına önem vermesi ve siyercilerin naklettikleri hadiseleri usul-i hadis süzgecinden geçirerek değerlendirip nakletmesidir. Zira bilindiği gibi hadis ulemasının metin ve sened tenkidindeki gösterdikleri hassasiyeti siyerciler gösterememişler, bazıları nakledilen her hadiseyi kitaplarına almışlar, Zehebi'nin dediği gibi "gece odun toplamışlardır." Gece odun toplamaya kalkarsanız, çuvala odunla beraber yılan da girebilir..

Şibli Numani eserin ilk cildini bizzat kendisi yazdı..İkinci cildi hazırladı, ama vâdesi dolmuş olduğundan devamını getiremedi. Vasiyeti üzerine talebesi allame Seyyid Süleyman Nedvi, ikinci cildi de tekmil etti ve esere akıcı ve tatlı üslubuyla beş cilt daha ekleyerek 7 ciltte tamamladı. Ayrıca Eşref Ali Tehanevi'nin yakın talebelerinden allâme Abdülbari en Nedevi'nin Hz. Peygamber'in (SAV) mucizelerini modern felsefe ve akli ilimler açısından ele alınan çok değerli araştırması da eserin üçüncü cildine yerleştirildi.

Şibli Numani'nin eseri tekmil etmesi için vasiyet ettiği Süleyman Nedvi(v:1953) gerçekten bu işe en ehil kimseydi. Ebul Hasan en Nedvi Şahsiyat ve Kûtûb adlı eserinde onun hakkında şu ifadesi buna bir delildir: "Şüphesiz ki Seyyid Süleyman Nedvi, çağımızın en büyük tarihçisi ve araştırmacısı sayılmasına hiçbir zorlamaya ihtiyaç duymadan hak kazanmıştır."

Süleyman Nedvi, merhum üstadının çizdiği programdan zerre kadar ayrılmamıştır: "Benim takip ettiğim bu usul –Allah rahmet eylesin-hocam, büyük üstadım, allame Şibli Numani'nin bu husustaki düşüncelerine tamamıyla uygundur. Onun sözleri, telkinleri, sohbet meclislerindeki açıklamaları, mektuplarındaki görüşleri önemle dikkate alınmış, göz önünde bulundurulmuştur."

Eserin mevzuları ciltlerine göre şöyledir:

1.Cilt: Hz. Peygamber'in hayatını ele alır. Eserin mukaddimesi bir usul-i Siyer diyebileceğimiz, çok zengin ve önemli bilgiler ihtiva eder. Bu mukaddimeyi ve de üçüncü ciltteki Siyer kitaplarının delil olarak tabaka ve değerlerini okuyan bir kimsenin memleketimizde "Efendimiz" hakkında çıkan ve usturevi hadiselerle yüklü bir çok kitaptan müstağni kalacağını söylemek mübalağa olmayacaktır.

2. Cilt: Efendimizin hayatı ile birlikte örnek yaşantısını da en güzel bir şekilde ele alır.

3.Cilt: Mucizelere ayrılmıştır. Eserin bu kısmıyla alakalı merhum Ömer Nasuhi Bilmen şöyle demektedir: "Şimdiye kadar kelâm'a, felsefeye dair görmüş olduğum eserlerin hiçbirisinde mucizeler hakkında bu kadar mükemmel izahata, bu derece hakimane görüşlere tesadüf etmedim."

Elmalılı Hamdi Efendi de tefsirinde Süleyman Nedvi'nin tarihi izahlarından oldukça yararlanmıştır. (Bak: Hak Dini Kur'an Dili

-Rum Suresi Tefsiri)

4.cilt: Yüksek Peygamberlik makamına ayrılmış, bu yüce makamın hakikatinden, özelliklerinden ve Hz. Peygamberin zuhurunda beşeriyet âleminin durumundan bahseder. İslam'ın inanç esaslarını detaylıca izah eder.

5.Cilt: Bedeni-mali ve kalbi ibadetler üzerinde durur.

6.Cilt: İslam'ın ahlak öğretisine ayrılmıştır. Bu ciltte bazı kısımlar Şibli'nin bir başka talebesi, Mevlana Abdüsselam en Nedvi tarafından kaleme alınmıştır.

7.Cilt: Muamelat ve İslam siyasetinden bahseder..

Merhum M. Asım Köksal Hoca, İslam Tarihi adlı eserinin İtalyan azılı müsteşrik'i Kaetani'ye Reddiye'ye ayırdığı 7. Cildinin önsözünde şöyle diyor; "Hindistan'da merhum Şibli Numani'nin başkanlığı altında kaleme alınan İslam Tarihi'nin bazı ciltlerinin Kaetani ve benzerlerini red ve cerha tahsisi derpiş edilmiş ise de, maalesef bunun da, niyet safhasında kaldığı, mezkûr heyetin tahrir heyetine dâhil bir zattan bizzat sorup öğrenilmiştir."

Bu eserin İslam âleminde kazandığı haklı mevkii, merhum Ebu'l Hasan en Nedevi şu ifadelerle anlatır: "Bu eser Hz. Peygamberin hayatı konusunda en sağlam, en ilmi, en güvenilir bir kitap oldu ki, dünyada Müslümanların konuştuğu dillerin hiçbirinde benzeri bir eser asla yoktur."

Bir başka Hintli araştırmacı da şöyle demektedir: "Hindistan'da son iki yüzyıllık dönem göz önüne alındığında Şah Veliyullah Dehlevi'nin Huccet-üllâhi'l Baliğa, Seyyid Ahmed Han'ın Hitabat-ı Ahmediyye, Şibli Numani ve Süleyman Nedvi'nin Siret'ün Nebi, Ebul Kelam Azad'ın Tercüman-ül Kur'an ve İkbal'in Reconstruction of Religious Thought in İslam adlı eserlerinin bu topraklardaki İslam düşünce tarihinin temelini oluşturdukları açıkça ortaya çıkar." 

Siret'ün Nebi, 1928'de Mehmed Akif'in damadı Ömer Rıza Doğrul Bey tarafından Asr-ı Saadet adıyla-kısmen- dilimize çevrildi ve memleketimizde daha çok bu isimle tanındı.

Eser yayınlandığında bir bomba tesiri yaptı. Başta Hind Müslümanları olmak üzere vicdan sahibi herkes tarafından büyük bir sevinç ve şükranla karşılandı. Biz kısaca, bizim aydınlarımızın bu şaheser hakkında değerlendirmelerini de derc etmek istiyoruz:

* "İslam uleması tarafından Peygamberin hayatı hakkında muhtelif lisanlarda yazılmış pek çok kıymetli eser vardır. Fakat itiraf edilmelidir ki, bugün bizim için mütalaası en ziyade istifade bahşedecek eser, Hind münevver âlimlerinden müteşekkil bir İslam Akademisi tarafından hazırlanan ve Akademi Reisi, tahkikçi ilim adamlarından Mevlana Şibli tarafından kaleme alınan ve yine derin ihtisas sahibi âlimlerden Süleyman Nedvi hazretlerinin kıymetli yardımı ile tamamlanan "İslam Tarihi-Asr-ı Saadet" adlı pek değerli eserdir." Ömer Nasuhi Bilmen

* "Üzüntü verici kaybı ile bizi ifaza edileceği tahkikat nurlarından mahrum bırakan merhum Şibli Numani hazretlerinin eseri için çizdiği hareket tarzı, intikad(eleştiri) tarihi metodunun bizde-özellikle Avrupa'da- daha sıkısı görülmeyen dar bir meslek olduğu halde, Hz. Muhammed(SAV)'in yüce peygamberliğinin müstenit olduğu enfüsi ve ahlaki değerler her akıl ve vicdan sahibini ikna etmeye fazlasıyla kâfi gelecek surette Müslümanlık davasının apaydınlık delillerini ikameye muvaffak olmuştur.

Eksik kalmış muazzam eseri ikmal etmeyi tam bir ehliyetle omuzlamış olan Süleyman en Nedvi hazretleri, en çetin ve karışık kısmını deruhte ettiği halde, kemal ve faziletçe, tahkik ve tetkikçe pek muhterem üstadını bize aratmamıştır. Hele üçüncü ve dördüncü ciltlerde öyle sayfalar var ki, okurken insanın vecde gelmemesi mümkün değildir. Zaten bildiğim birçok vakıaları –muhterem üstadına uyarak- yeni görüş noktalarından muhakeme ediyor, tetkik için öyle yeni ufuklar açıyor ki, onları yeniden öğrendim desem, mübalağaya hamletmeyiniz." Bâbânzade Ahmed Naim

*Denilebilir ki şimdiye kadar böyle bir İslam tarihi yazılmamıştır. Bu, eser değil, baştanbaşa şaheserdir. Mevlana Şibli merhumun kemâl-i ilmisini, bu muazzam işin büyük bir muvaffakiyetle başarıldığını henüz birinci ciltteki mukaddimeyi mütalaa edince anladım. Mukaddimenin, bilhassa Siret'in başlıca kaynaklarını tetkik ve tenkide dair olan kısmını, geniş bir ihatanın mahsul-i irfanı olduğu için bunu bir değil iki defa okudum. Ve artık, yeni neslin istediği, tahkikata müstenit bir İslam tarihi yazıldığına tamamıyla kanaat getirdim. Kamil Miras

* "İslam Akademisi tarafından hazırlanıp tahkikçi âlimlerin reisi Mevlana Şibli hazretleri tarafından kaleme alınan İslam Tarihi'nin neşredilen ciltlerini baştanbaşa seve seve okudum. Mukaddime, müellifin hemen her asırda erbabı çoğalmayan, hususiyle zamanımızda pek nadir olan, uzun bir çalışma ve araştırma neticesinde elde edilebilen "ravileri eleştirme" ve "usul-i hadis" gibi bir ilimde ihtisas ve salahiyet sahibi olduğunu açık bir surette ilan ediyor." İzmirli İsmail Hakkı

* "Mevlana Şibli, Asr-ı saadet ve siret-i nebeviyeyi yazmak için doğu ve İslam âlimlerinin eski ve yeni bilumum eserlerinden başka Avrupa ulemasının ve müsteşriklerinin bütün eserlerini de tetkik etmiştir. Merhum üstad, bilmediği yabancı lisanlarla yazılan eserleri ayrıca tercüme ettirerek uzun uzadıya tetkik etmiş, neticede İslam edebiyatında şimdiye kadar görülmeyen bir eser yazmaya muvaffak olmuştur. İlmi, kemâlin şahikasına vardığı zaman bu eseri yazan üstad, onunla neşriyat hayatını tetvic etmiş(taçla süslemiş)tir."Ömer Rıza Doğrul

*Mehmed Akif Ersoy Mısır'dan Mahir İz Beye yazdığı bir mektupta bu şaheser için şunları yazıyor: "Bizim Ömer Rıza İslam tarihinin birinci cildini göndermiş, çok memnun oldum. Doğrusu muazzam bir eser. Allah öteki ciltlerinin itmamını da nasip etsin."

Akif Bey Ömer Rıza Doğrul'a yazdığı mektupta da şöyle demekte: "Ümit ederim ki eser heyet-i mecmuası itibarıyla azim bir ekseriyet itibarıyla hüsnü kabul görmüştür."

Siret'ün Nebi'nin Türkçe Tercümeleri

Aslında bu husus bir hicrandır. Bu kıymetli eser maalesef tamamıyla dilimize çevrilememiştir. Türkçe tercümeleri hakkında kısa bir bilgi verelim.

1-Asr-ı Saadet: Ömer Rıza Doğrul tarafından 1928'de İslam harfleri ile neşredilen tercümedir. O zaman Sadr-ı İslam adıyla 10 cilt halinde 1928-1935 tarihleri arasında yayınlanmıştır.Aslında Ömer Rıza Bey, Urduca bilmediği için o günlerde, o günkü adıyla erkânı harbiye mektebi "Harb Akademisi"nde İngilizce öğreten Hin­distan asıllı, Hasan Zafer Aybek kitaba ba­karak, sözlü olarak İngilizceye tercüme etmiş, Ömer Rıza Doğrul da o anda duy­duğu bu İngilizce tercümeyi Türkçe anladığı şekilde yazmış ve tercüme böyle ya­pılmıştır. Haliyle bu durum eserde çeşitli yanlışlıkları netice vermiştir.

Mütercim esere bazı dipnotlar ve eklemeler de yapmıştır. Aslı sırasıyla da tercüme edilmemiş, mesela üçüncü cilde mucizelerden sonra Süleyman Nedvi'nin Hz.Aişe adlı eserini koymuştur. Daha sonra da dördüncü ve beşinci ciltleri dört halifeye ayırmıştır ki bunlar arasında Hz. Ömer hariç diğerleri Şibli Numani'ye ait değil, kendi çalışmalarıdır. Yaptığı bazı tekellüflü izahlar ulema tarafından tenkit edilmiştir. Mesela Elmalılı Hamdi Efendi Kamer Suresi tefsirinde, Doğrul'un, ayın parçalanması konusundaki modernist izahlarını tenkit ve red etmesi gibi.

Merhum Abdurrahim Zapsu bey, Büyük İslam Tarihi adlı eserinde, Ömer Rıza Doğrul'un masonluğuna işareten, tercümedeki bazı tahriflerine değinir; " Pakistan'da yazılan ve Ömer Rıza Doğrul tarafından dilimize tercüme edilen Asr-ı Saadet ve yine Mısırlı Hüseyin Heykel Paşa tarafından kaleme alınıp yine Ömer Rıza Doğrul tarafından tercüme edilen Hayat-ı Muhammed namındaki eserlerde masonluk izleri, apaçık görülmektedir. Bu eserlerde bir taraftan tahrif edilen bazı tarihi eserler doğrultularak müdafaa edilmekte ise de, beri taraftan mucizelerin inkara kadar vardırıldığı ve masonluğun ana prensiplerinin gizli cümleler altında İslam okurlarına telkin edildiği ilim erbabının gözlerinden kaçmamıştır."

Bu Asr-ı Saadet tercümesi ülkemizde tutulmuş, Osman Zeki Mollamehmedoğlu tarafından sadeleştirilerek Asr-ı Saadet ismiyle Eser Neşriyat'ça basılmıştır. Kitapların bütün ciltlerinde yazar olarak Mevlana Şibli yazdığı için, bu eserin tamamının Şibli'ye ait olduğu zannediliyor. Mesela bir âlimimizin şu ifadesinde olduğu gibi: "O Asr-ı Saadet serisinde iki cildini hususi İslam'ın ruhi hayatına ayırmış." Halbuki bu ciltler Süleyman Nedvi'ye aittir. 

2-Asr-ı Saadet: Eşref Edip Bey tarafından Ali Genceli'ye tercüme ettirilen ve şimdi Şamil Neşriyat'ça basılan bu eser de, eserin aslına uygun değildir. Süleyman Nedvi'nin Tebligat ve Talimat'ı anlattığı ciltlerle, yine Şibli'nin talebelerinden Muinuddin Ahmed Nedevi ve Said Ensari'nin Şibli üslubunda yazdıkları "Usvetü's Sahabe, Siyer-ül Muhacirin, Siyer-ül Ensar" adlı eserleri bir araya getirilip basılmıştır. 1960'larda Sebilürreşad Neşriyatı arasında neşredilen bu eser daha sonra Şamil Neşriyat'ın sahibi Duran Kömürcü tarafından Bursa İlahiyat Fakültesinden bazı öğretim üyelerine verilerek sadeleştirilmiştir. Bu talimat serisi içinden İslam ahlakının anlatıldığı bölüm bir zaman Altınoluk Dergisi tarafından izinli olarak müstakilen bastırılmış ve abone promosyonu olarak verilmiştir.

3-Siret'ün Nebi: Sayın Yusuf Karaca Bey tarafından Şibli'nin yazdığı iki cildin aslına en uygun çevirisidir. Hocamızdan öğrendiğimize göre kendileri eserin Süleyman Nedevi'ye ait olan diğer ciltlerinin tercümesine de başlamış, fakat ne yazık ki, eseri yayınlayacak olan yayınevinin o sırada iflas etmesi üzerine tercüme yarım kalmıştır. Daha sonra bu iki cilt bir araya getirilerek İz Yayıncılık tarafından 2002 tarihinde basılmıştır. Bizim en güvenerek okuyacağımız, Urduca'dan yapılan bu çeviridir.

4- Ayrıca Süleyman Nedvi'nin kaleme aldığı mucizeler kısmının Reha Kitabevi'nce Ömer Rıza tercümesinden sadeleştirilerek "Mucizeleri ve Gaybi Haberleriyle Hz. Muhammed(SAV)" adıyla, bir cilt olarak neşredildiğini belirtmek gerekir. Bir de Timaş Yayınevi'nin bastırdığı Asr-ı Saadet Serisi vardır ki, aslında bir tercüme bile değil, Ömer Rıza Bey'in tercümesinin kısaltılıp, içinden bazı yerlerinin çıkartılmasıyla vücut bulmuş bir garabet örneğidir. Yayınevi, eseri basarken müellifin ismini de-Cinlerin Esrarı adlı bir eseri olan İmam Şibli ismi kulaklara aşina geldiği için-İmam Şibli olarak koymuştur..Ayrıca Asr-ı Saadet Serisi içinde Süleyman Nedvi'ye ait olmayan Hz. Ebubekir, Hz. Osman, Hz. Ali'yi Süleyman Nedvi'nin eserleri olarak basmaları Timaş Yayınevinin ciddiyetiyle ne kadar bağdaşıyor, bilemiyoruz.

Bu arada genel bir yanlışa da dikkat çekmek gerekiyor. İslam tarihinde Mevlana Şibli'den başka iki tane daha meşhur Şibli var. Bunlar "İmam Şibli" diye birçok yerde karıştırılıyor. Diğer Şibliler şunlar:

1-Ebubekir Şibli: Hallac-ı Mansur'un çağdaşı olan mutasavvıf bir zattır.

2-Siracettin Ebu Hafs Şibli: 14. yüzyılda yaşamış bir fıkıh bilginidir.

Şibli'nin Türk Halkına Olan Sevgisi  

En yakın talebesi Seyyid Süleyman Nedvi, onun milletimize olan sevgisini şu şekilde dile getirmekte:"Hiçbir dost toplantısı olmazdı ki orada Şibli, Türklerin mertliklerinden, güzelliklerinden, kahramanlıklarından bahsetmez olsun. Gördüklerini, bildikleri anlatırken, Türkler hakkında bir şeyler söylerken coşar coşar ve o harika anlatım tatlılığıyla bülbül kesilirdi de, dinleyenleri Osmanlı hayranı ve Türk aşığı yapardı."

Vefat hastalığında bile bizim derdimizi düşünen ve "Ben kendimi, Türklerin ayakkabılarına bir bağ olmaya bile layık göremiyorum" diyen bu dev insan, seyahatnamesinde, o sırada Avrupa basının hakkımızdaki tezvirleri karşısında şöyle demekten kendini alamıyordu: "Avrupa yayınlarını okuyanların Türkleri aşağılama, onlara kin duyma duygusuna kapılmaması, aynen uyku ilacı içtikten sonra insanın uykuya dalmamasına benzer."

Gerçekten öyle değil mi? 1920'lerde ülkemizi ziyaret eden Carl Vett de benzer bir şehadette bulunuyor: "Bu saygıya layık Türk halkına Avrupa'da ne kadar zalimce muamele yapılmıştı! Afrika'daki zengin topraklarını ve Akdeniz'in doğu kıyılarını ele geçirmek için, Türklerin zalimliği ve barbarlığı hakkında en adi iftiralarda bulunulmuştu. Bunu yapan büyük devletlerdi... Ermenilere ve Yunanlılara yapıldığına herkesin kandığı katliam raporları hala canlı bir şekilde hatırımdadır. Türklerin en sulhsever ve en dost insanlar olduğunu söylersem, hiç de mübalağa etmiş sayılmam."

Şibli, seyahatnamesinde Türk halkı için şu kanaatini de zikreder: "Şüphe götürmez bir gerçektir ki, Türkler çok geniş cömertliğe ve fedakârca, yiğitçe, âlicenaplığa dayalı ahlaka sahiptirler. Kasılma, büyüklenme, başkalarını aşağı görme, gururlanma gibi kötü huyların onlarda izine dahi rastlanmaz. Ben, zengin-fakir, işçi-âmir, her derece ve sınıftan insanlarla görüşme fırsatı buldum. İyi huylulukta, güzel ahlakta, cömert ve âlicenap yapıda olmakta sanki hepsi aynı okulun yetiştirdiği öğrenciler ve aynı kalıpta şekillenmiş kimselerdir."

Son olarak onun, Trablus ve Balkan harplerinin yüreğini yakması ile kaleme aldığı hâlis gözyaşları olan bir şiirinden bir kısmını zikredelim:

"Devletimiz Osmanlı ortadan kalkarsa adımız sanımız artık ne zamana kadar anılacak?

Toplumumuzun söndürülmüş lambasından duman ne zamana kadar çıkacak?

Osmanlı Devletinin hırkasını felek paramparça edip savurursa,

Onun kırpıntıları gökyüzünde ne zamana kadar uçuşacak?

Fas elden gitmişti, Acem de elden çıktı, artık durup bakalım,

Şu Türklerin canlı hastası ne zamana kadar yaşayacak?

 Balkanlar'dan gelen şu bela selini, felaket tufanını,

 Mazlumların yanık feryad ve figanlarının dumanları ne zaman durduracak?

 Bütün dünya kurban edilen Müslümanların çırpınarak can verişini seyrediyor.

 Can çekişen bu şehitler, o insanlara bu manzarayı ne zamana kadar seyrettirecek?

 Bu kulaklara gelen müzik mazlumlar korosunu feryadıdır,

 Yetimler bu feryad şarkısını o insanlara ne zaman duyurabilecek?

 Biri çıkıp sormalı: Ey insanlık âleminin düzenbaz üstatları!

 Bu zulümler nereye kadar, bu canavarlıklar ne zamana kadar sürecek?

Ey fitneciler! Bu vicdansızlıklar daha ne zamana kadar uzayıp gidecek?

Anladık; siz kılınçlarınızın keskinliğini, silahlarınızın gücünü deniyorsunuz lakin;

Bunların bizim üzerimizde denenmesi ne zamana kadar devam edecek?"

Hakkında Denilenlerden Bir Demet

• "Hakikaten Üstad Şibli derin ilmi, berrak düşüncesi, tetkik, tahlil ve netice istihsal etmedeki müstesna kabiliyeti ile "Şemsül Ulema" ve "Allame" gibi ünvanlara layık görülmüştür. Böylece Şibli o devirde de İslami cereyanlara sahne olan Hind yarımadasında tesirini Nedevilerle zamanımıza kadar sürdüren ekolün fikri muhtevasına mayasını katmıştı." Prof. Dr. Talip Yaşar Alp

• "Şibli Numani kültür emperyalizminin ve şarkiyatçıların maksatlı yazılarının tehlikelerine karşı koymak, kültürlü gençleri İslam esaslarının üstünlüğüne ikna edici biçimde inandırmak, Hz. Peygamberi(AS) ve onun halkasında yetişen sahabe neslini ve İslam'ın ilmi birikiminin değerini tanıtmak için 1914 yılında Delhi'de Dar-ül Musannifin'i kurdu." Prof. Dr. Suat Yıldırım

• "Adı geçen zat, birkaç asırda ancak yetişebilen büyük İslam tarihçisi, İslam âlimi ve düşünürüdür." Eşref Edip

· "Mevlana Şibli Numani, döneminin büyük bilgini, eşi yeryüzünde belki bir iki tane görülebilecek ölçüde değişik ilim dallarının bir otoritesi idi. İslam dünyası böyle bir ilim adamına sahip olduğu için bile övünmelidir." Yusuf Karaca

· "Hz. Ömer'iyle ne büyük bir tahkikçi, ne yüksek bir araştırmacı ve ne fedakâr bir âlim olduğunu ispat eden Mevlana Şibli'nin her eseri ölmez bir irfan abidesi, bir nur ve iman meşalesidir. İslam'ın ilmi uyanışının bu yüksek bayraktarı, bütün hayatını ilme, İslami hakikatleri keşfe vakfetmiştir. Mevzularına dair yazılan eserlerin yazma ve nadir nüshalarını okumak için hiçbir zahmetten, hiçbir fedakârlıktan hatta dâr ve diyarını terk ederek uzun seyahatların zahmetlerine katlanmaktan çekinmemiştir." Ömer Rıza Doğrul

 KAYNAKLAR

1-Siret'ün Nebi- Şibli Numani-terc: Yusuf Karaca-İz Yayıncılık-İst–2002

2-Asr-ı Saadet(5 Cilt)-M.Şibli-Süleyman Nedvi-terc: Ömer Rıza Doğrul-Eser Neşriyat-İst–1978

3-Asr-ı Saadet Tebligat ve Talimat-Cilt:4-Süleyman Nedvi-terc: Ali Genceli- Şamil Neşriyat-İst-

4-Gazali-Şibli Numani- terc: Yusuf Karaca-Baytan Yayınevi-İst–1972

5-Anadolu-Suriye Mısır Seyahatnamesi-Şibli Numani-terc: Yusuf Karaca- Risale Yayınları-İst–2002

6-Hz. Ömer ve Devlet İdaresi-Şibli Numani- terc: Prof. Dr. Talip Yaşar Alp- Hikmet Yayınları-İst–1986

7-İslam Ansiklopedisi-Cilt-11-M.E.B Yayınları-Eskişehir-2001

8-Türk Ansiklopedisi- M.E.B. Yayınları-Ankara-1981

9-İslami Türk Edebiyatı Dergisi-Temmuz–1983-(Yusuf Karaca Bey'in Şibli Numani yazısı)

10-Asrımızda İslam Tetkikleri- Ebul Hasan en-Nedvi-terc: Abdülaziz Hatip-Işık Yayınları-İzmir–1993

11-Büyük Larousse-Cilt:21-İst–1986

12-Mehmed Akif Külliyatı-Cilt:5-Haz: İ.Hakkı Şengüler-Hikmet Neşriyat-İst–1990

13-Muhammed İkbal'in Tasavvuf Düşüncesi-İsa Çelik Kaknüs Yayınları-İst–2004

14-Oryantalistlerin Yanılgıları- Suat Yıldırım-Ufuk Kitapları-İst–2003

15-Altınoluk Dergisi -Sayı:3

16-Pakistan Ve Hindistan'da Hadis Çalışmaları-İnsan Yayınları-İst-2000

17-Hind Altkıtası Düşünce ve Tefsir Ekolleri-Abdülhamit Birışık-İnsan Yayınları-İst-2001

18-Mehmed Akif Külliyatı-Cilt: 9- Haz: İ. Hakkı Şengüler- Mert Yayıncılık

19-Hayat-ül Müslimin- Eşref Ali et-Tehanevî-terc: Ali Genceli-İslami Neşriyat Yayınevi(Konya)-İrfan Matbaası-İst–1977–2. Bsk

20-İslam'ın Tebliğ Tarihi- Thomas Walker Arnold-İnkilab Yayınları-İst-2007

21- Büyük İslam Tarihi-Abdurrahim Zapsu- Risale Yayınları-İst-2006

22-İslam Tarihi, M. Asım Köksal, 7. Cilt, Şamil Yayınevi-İst. Tarihsiz

23- www.storyofpakistan.com/ images/P0406010101.jpg

24-http://en.wikipedia.org/wiki/Allamah_Shibli_Numani

25-http://en.wikipedia.org/wiki/Shibli_Nomani

 

 

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Nadeem Javed, 2016-05-05 09:19:03

Prof. Ishtiyaq Ahmad sb assalam o Alaikum wr First o all I want to say that I am a student of Turkish Language and Literature... I belong to Azamgarh.. Before some days I visited Darul Musannefin Azamgarh, and I got seerat un Nabi edition in old Turkish Language. Could you please tell me that is it translated in new Turkish Language if yes, could you please provide me if not could you please provide me old Turkish Language copy. I wish to work on this rare book. I want to translate in New Turkish Language... I'll will wait for your mail njfarahi@gmail.com

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

Prof. Ishtiyaq A, 2011-03-01 06:41:15

Dear Brother, Assalamu Alaykum wa Rahmatullah wa Barakatuh Jazak Allah and thank you so much for your interest in Maulana Shibli Numani and his work. I am unable to understand Turkish language but I could gather the basic content. Could it be possible for you to communicate in English. I will be very grateful if you could introduce this great scholar of Islam and Islamic history and biographer of the Prophet (SAWS) to the Turkish scholars. Darul Musannefin Shibli Academy has done tremendous work in the area of Islamic studies, history and sirah and needs to brought to the notice of the Turkish brothers. Your cooperation in this regard will be deeply appreciated. with warm regards. wassalam Prof. Ishtiyaq Ahmad Zilli

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

hakan, 2011-02-17 06:20:14

Yusuf Karaca Bey'in natamam tercümesinin hamiyetli bir yayınevinin himmetiyle tamamlanması dileği ile; bu değerlerin tanınmasında hizmetinizden dolayı teşekkür ederim.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

hasan, 2007-06-18 01:45:45

bu zat diğer mezhepsizler gibi ehli sünnet büyüklerimize dil uzatıyor.misal imam gazali hz.leri

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

Salih Okur, 2007-06-19 00:27:27

Hasan kardeşim, Şibli'nin İmam Gazali adlı eserini okumadan, sadece Mehmed Ali Demirbaş beyin internette gezen insafsız yazısını okumuşsun.. Yakında Yusuf Karaca beyin bu tür "ışıklı" iftiralara cevaplarını siteden okuyabileceksin inşallah..İnan, Ehl-i sünnete bu tür saçmalıklarla en çok zararı siz veriyorsunuz..

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

MEHMET OSMANOGLU, 2007-05-12 14:00:50

imamı rabbani müceddidi elfi sani ahmed faruki serhendi buyuruyor ki... ÖNCE İTİKADİ DÜZELTMEK LAZIMDIR....ismi geçenlerin önce itikadlarını düzeltmesi lazımdır.....

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

Hakkı Ertürk, 2007-03-08 04:47:55

Çok aydınlatıcı olmuş.. Özellikle tercümeleri konusu..

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

SEYYİD AHMED ŞERİF ES SENUSİ(1873-1933)-4.Bölüm

SEYYİD AHMED ŞERİF ES SENUSİ(1873-1933)-4.Bölüm

Mersin’e Yerleşmesi Cumhuriyet’in ilânından sonra sessiz kalmayı tercih eden Ahmed Şerîf

SEYYİD AHMED ŞERİF ES SENUSİ(1873-1933)-3.Bölüm

SEYYİD AHMED ŞERİF ES SENUSİ(1873-1933)-3.Bölüm

Birinci Dünya Savaşı Ve Libya Birinci Dünya Savaşı başladığında İtalya -ülkedeki savaş

SEYYİD AHMED ŞERİF ES SENUSİ(1873-1933)-2.Bölüm

SEYYİD AHMED ŞERİF ES SENUSİ(1873-1933)-2.Bölüm

Seyyid Ahmed Şerif’in Hareketin Başına Geçmesi-1902 Seyyid Mehdi’nin vefatı harekette bir

SEYYİD AHMED ŞERİF ES SENUSİ(1873-1933)-1.Bölüm

SEYYİD AHMED ŞERİF ES SENUSİ(1873-1933)-1.Bölüm

“Kuzey Afrika’nın sömürgeci yöneticilerine hiçbir isim onunki kadar uykusuz geceler geçirt

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-8.Bölüm

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-8.Bölüm

Üstad Bediüzzaman Ve Emin El Hüseyni Emin el Hüseyni çok renkli bir şahsiyetti. İslam âlemi

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-7.Bölüm

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-7.Bölüm

Pirincin İçindeki Beyaz Taşlar “Filistin’de İsyan” kitabının yazarı John Marlowe’un

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-6.Bölüm

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-6.Bölüm

Gizli Anlaşma Müftü Efendi, Hitler ile görüşmesinde, Almanya’nın Arap dünyasındaki emper

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-5.Bölüm

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-5.Bölüm

Bağdat’taki Faaliyetleri Muhammed Emin el Hüseyni 1939 Ekiminde Bağdat’a geldi. Büyük sava

MARGARET MARCUS - (MERYEM CEMİLE) (1934-2012) 7. BÖLÜM

MARGARET MARCUS - (MERYEM CEMİLE) (1934-2012) 7. BÖLÜM

Batılıların, Müslümanları eğitim-öğretim yolu ile sürekli kendilerine bağımlı ve muhta

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-4.Bölüm

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-4.Bölüm

Kaosun Getirdiği Kıpırdanmalar 1930’ların Filistin coğrafyasına göz attığımızda şu ma

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-3.Bölüm

MUHAMMED EMİN EL HÜSEYNİ-3.Bölüm

El Burak Hadiseleri-1928-29 Üç semavi din için de kutsal sayılan Kudüs şehrini kadimden bu y

Doğrusu Allah katında din, İslâm'dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır. Her kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse iyi bilsin ki, Allah hesabı çabuk görendir

Âl-i İmran:20

GÜNÜN HADİSİ

İçinde Allah'ın anıldığı ev ile içinde Allah'ın anılmadığı ev diri ile ölüye benzer.

Müslim

TARİHTE BU HAFTA

*Evliya Çelebi'nin Doğumu(25 Mart 1611) *Edirne'nin İşgali(26 Mart 1913) *Ahmed Cevdet Paşa'nın Doğumu(27 Mart 1822) *Fatih Sultan Mehmed'in Doğumu (30 Mart 1432) *Lâleli Camii'nin Temeli Atıldı (31 Mart 1760)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI