Cevaplar.Org

SÜLEYMAN HİLMİ EFENDİ HAKKINDA İLGİNÇ BİR DİYALOG

Prof. Dr. Ahmed Akgündüz Beyefendinin, merhum Kur’an insanı Silistreli Süleyman Hilmi Efendi hakkında bir TV programı sonrası, bir muhatabıyla yaptığı şu ibretli diyalog


2006-12-14 12:52:04

Prof. Dr. Ahmed Akgündüz Beyefendinin, merhum Kur’an insanı Silistreli Süleyman Hilmi Efendi hakkında bir TV programı sonrası, bir muhatabıyla yaptığı şu ibretli diyalog, aydın geçinen bazı kişilerin din, dini meseleler ve din büyükleri hakkında aslında ne kadar şartlanmış ve cahil olduklarına enfes bir misaldir. Buradaki Süleyman Efendi’yi çıkarın, başka birini koyun, sonuç aynıdır. “Aydınımızın bir utanç vesikası” da diyebileceğimiz bu görüşmeyi sizlerle paylaşırken, Ebul Faruk Süleyman Hilmi Tunahan’a bir kere daha, binler rahmet diliyoruz..

“TGRT’deki program büyük bir yankı uyandırmış ve gelen fazla talepler üzerine program ikinci defa yayınlanmıştı. Ben de o sırada Bilecik İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi Dekanı idim. İşte bu ikinci yayının hemen ertesinde özel kalemdeki arkadaşımız, Ankara’dan makam ve rütbe sahibi birisinin benimle görüşmek istediğini söyleyerek telefonu bağladı. Telefondaki ses ile aramızda geçen bu konuşma şu anda kaleme aldığım araştırmanın yazılış sebebini teşkil etti. Şöyle ki;

Telefondaki ses: Prof. Dr Ahmet Akgündüz siz misiniz?

-Evet, buyurun.

Telefondaki ses:Yani Bilecik İktisat Fakültesi dekanı olan Ahmed Akgündüz..

-Evet benim, doğru söylüyorum.

Telefondaki ses: Akşamleyin bir televizyon kanalında o cahil(!) adam hakkında methiyeler düzen sen misin?

-Kimi kastediyorsunuz?

Telefondaki ses:Tabii ki, Süleyman Efendi diye övdüğün o cahil ve devlet düşmanı adamı.

-Efendim, yanlış bir şey mi söyledim. Neden böyle söylüyorsunuz? Ben arşiv vesikaları ve doğru kaynaklara dayanarak konuştum. Eğer elinizde onun cahil ve cumhuriyet düşmanı olduğunu ispat eden belge varsa, onları bize ulaştırır ve yetkinizi de kullanarak devletin televizyonlarında imkân temin ederseniz, onun cahil ve millet düşmanı olduğunu anlatmaya da hazırım.

Telefondaki ses:İlkokul mezunu olmayan ve kendini ayrı bir dinin Peygamberi gibi gören bir adam hakkında belgeye ne gerek var? Herhalde üniversite mezunu ve ilim sahibidir demeyeceksiniz.

-Efendim ben size aydın ve kültürlü adamın kim olduğunu sorabilir miyim?

Telefondaki ses:Üniversite mezunu, okumuş, görmüş insan demek tabii ki..

-Pekii, eğer bir insan ilahiyat fakültesini bitirse ve hatta o sahada doktora yapsa ve mezun olsa böyle bir insana din konusunda aydın ve kültürlü bir insan diyebilir miyiz?

Telefondaki ses: Elbette..Bunun böyle olduğunu mu söyleyeceksin Allah aşkına!

-Muhterem efendim, Siz Osmanlı devletinin son zamanlarında bugünkü İlahiyat fakültesini karşılayan Dâr-ül Hilafet’il Aliye medresesinin bulunduğunu, cahil dediğiniz bu insanın adı geçen okulun Tefsir Ve Hadis bölümünden birincilikle mezun olduğunu ve hatta Medresetü’l Mütehassisîn yani yüksek lisans ve doktora kısmını da başarıyla tamamlayarak öğretim üyeliği yapabilecek duruma geldiğini ve resmi makamlardan diploma aldığını biliyor musunuz?

Telefondaki ses: Hayır olamaz, nasıl olur?

-Ama elimdeki Osmanlı arşiv belgeleri böyle diyor. Ayrıca Hukuk Fakültesini bitiren bir insan sizin yanınızda cahil midir? Yoksa aydın ve kültürlü biri midir?

Telefondaki ses: Elbette ki aydın ve kültürlü bir insandır.

- Bu cahil dediğiniz insanın aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Medreset’ül Kuzat adıyla faaliyet gösterirken yüksek derece ile mezun olmuş birisi olduğunu da biliyor musunuz?

Telefondaki ses: Hayır bilmiyorum..

-Arşiv belgeleri bunu da ispat ediyor. Biz hangisine inanacağız?

Bütün bunları dinleyen telefondaki etkili ve yetkili şahıs, son noktayı şöyle koyuyordu: “Ahmed Bey! Biz bunların hiçbirisini bilmiyor ve bu insanlara cahil diyoruz. Halbuki bizler zır cahilmişiz, fakat farkında değiliz. Ne olur, bu bilgileri sağlam kaynaklara inerek ortaya koyun ve bizi doğru bilgilendirin.”

Kaynak: Tabular Yıkılıyor–2-Prof. Ahmed Akgündüz-OSAV Yayınları-İst–1997

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

Mechul86, 2007-08-08 05:56:57

Ellerinize sağlık! Mağlesef bu devirde kendini bilir bilmezler islam alimlere çamur atmaya çalışırlar.Bu haince planlarında olur olmaz iddialarda bulunurlar.Bir örnek-Bulgaristanın en okunan gazetesinde bir yazıya göre bu zatın müridleri neredeyse teröristmiş!... Evet, ellerinize sağlık ve başarılarınıza devam

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

Mehmet Yildiz, 2007-05-25 10:32:09

Allah sizdenraziolsun böylezekigözüken Ebucehilinsanlarin dersiniverdiginiz ücün

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

erdal, 2007-04-07 07:00:18

ÖNYARGI OLMASA,İNSANLAR BİRBİRLERİNİ ÇOK DAHA İYİ ANLAYACAK VE ORTADA ASLINDA KAVGA EDİLECEK BİR MESELE OLMADIĞNI GÖRECEKLER...HER FERDE DÜŞEN VAZİFEDE ÖNYARGILARI ORTADAN KALDIRCAK ŞEKİLDE GAYRET GÖSTERMEKTİR...

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

selman, 2007-04-07 02:38:35

gerçekten ibretle ders almak lazım.bilmeden söylediklerimiz ve yaptıklarımız dönüşü olmayan şeylere sebep olabilir...

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

zehra, 2007-04-05 12:55:52

biz insanın fıtratında var ön yargılı olmak bilgi sahibi olmadan konuşmak çok şükür ki kardeşimiz doğruyu hemen kavrayabilmiş.allah hidayet nasip etsin

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

Ramazan BOZOKLU, 2007-03-07 06:09:47

bu zamanda böyle olaylarla karşılaşmak ve duymak beni şaşırtmıyor öylesine tahripler yapılmışki inşallah böyle diyaloglarla bunları yeneriz diye dua edebiliriz yalnız yıllar sonra da aynı olay Ahmet hocamızın başına inşallah gelmez :-)

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

mehmet ali köse, 2007-01-29 21:58:02

mükemmel

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-15

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-15

BİR PAPAZLA MUHAVERE Ben zaman zaman Avrupa ülkelerine davet edildim. Bir gün Almanya’nın Dü

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-14

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-14

ÖĞRETMENLERİN ŞUURU İstanbul’da bir öğretmenler gününde Fırat Kültür Merkezi'ne, konu

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-13

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-13

ANKARA RADYOSUNDA Ben 1964-68 yılları arasında Ankara radyosunda vazifeliydim. O sıralar Ankara

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-12

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-12

MEVLEVİLİĞİ Ben her defasında Arif Nihat Asya’nın elini öperdim. Bana elini kolay kolay ve

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-11

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-11

ARİF NİHAT ASYA İLE TANIŞMAM Ben Arif Nihat Asya’yı ilk defa Türk Ocağında tanıdım. Ger

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-10

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-10

ARİF NİHAT ASYA VE BAYRAK ŞİİRİ Arif Nihat Asya bir bayrak şairi olarak bilindi, öyle yaşa

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-9

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-9

ARİF NİHAT ASYA’NIN İLK HAYAT DEVRESİ Arif Nihat Asya Tokat’ın Kapusuz köyünden. Dedeler

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-8

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-8

BİR BAKANIN MEHMED AKİF CEHALETİ Yavuz Bülent Bakiler beyefendi anlatıyor; "Ben 1986 yılında

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-7

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-7

OKUMAYAN ATATÜRKÇÜLER Ben Ankara televizyonundayken 1976 yılında, Şaban Karataş TRT genel m

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-6

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-6

MİRZA FETHALİ AHUNDOF Rus çarlığı, tebaası olan büyük Türk dünyası ile Anadolu insanın

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-5

YAVUZ BÜLENT BAKİLER HOCAMIZDAN HATIRALAR-5

SİVAS’TA AVUKATLIK YILLARI Sivas’ta avukatlık yıllarım daha ziyade memleket şiirleri ile y

Zulüm (ve haksızlık) edenlere de sakın meyletmeyin! Sonra size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur, sonra size yardım da edilmez.

Hûd, 113

GÜNÜN HADİSİ

Emin ve doğruluktan ayrılmayan ticaret ehli (ayette sırat-ı müstakim ashabı olarak zikredilen) peygamberler, sıddikler, şehidler ve salihlerle beraberdir.

Tirmizi, Büyu 4, (1209); İbnu Mace, Ticarat 1, (2139)

TARİHTE BU HAFTA

*Malazgirt Zaferi(26 Ağustos 1071) *Ankara Kocatepe Camii Açıldı.(28 Ağustos 1987) *Kanuni'nin Belgrad'ı Fethi(29 Ağustos 1521) *Zafer Bayramı(30 Ağustos) *Büyük Muhaddis İmam Buhari Vefat Etti.(1 Eylül 870)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI