Cevaplar.Org

BİRBİRİMİZİN DERDİYLE DERTLENİYOR MUYUZ?

Toplumu ayakta tutan ve onun varlığını devam ettiren faziletlerin başında, emr-i bi’l-marufun yapılması gelir. Nitekim başta Rabbimiz olmak üzere Peygamber Efendimiz


2006-08-14 14:14:48

Toplumu ayakta tutan ve onun varlığını devam ettiren faziletlerin başında, emr-i bi’l-marufun yapılması gelir. Nitekim başta Rabbimiz olmak üzere Peygamber Efendimiz, iyilik yolunun tutulup teşvik edilmesini, kötülükten sakınılmasını ve insanların da sakındırılmasını emrediyor. Bu yapılmadığı zaman, yavaş yavaş bir gerileme başlar ve bu gerileme gider tükenişle neticelenir. Böyle bir duruma düşmemek için, metafizik gerilimin en üst seviyede korunması gerekir.

Sözün özü müminin dopdolu bir gönül ve göze sahip olması ve gözün ve gönlün, günahlara karşı kapalı olması gerekir. Gönlü ve gözü arınan bir ferd, cemiyetine dıştan gelip girecek ve onu yıkıp yok edecek tehlikeler karşısında, hudutta nöbet bekleyen bir asker gibidir. O’nun için Allah Rasulü (s.a.s.) bir hadislerinde, “İki göz var ki, ateş onlara isabet etmez (yani o iki göz cehennemi görmez). Birisi, geceleri kalkıp çağlayanlar gibi Rabbin huzurunda yaş döken, secadesini ıslatan ve her ahında binlerce ummanı mevcelendiren kişinin gözü. İkincisi de, memleketine sızma istidadında olan tehlikeler karşısında, gözüne kırpmadan nöbet bekleyen kişinin gözü.” (Bkz. Tirmizi, Fezâilü'l-Cihad, 12) buyurur. İşte bu iki göz bir araya gelince, gözün hakkı verilmiş olur.

Ne kadar duyarlıyız?

Müminler birbirine kurşunla tesbit edilmiş duvar gibidirler. Onları birbirinden söküp koparmak ve bu seddi bozmak mümkün değildir. Ancak onları birbirine bağlayan bağlar, fesada uğradığında bu binada da yıkılma olur. Sosyal hayatları itibariyle mü'minler, yekvücud bir cesed gibidirler. Kıbleleri bir, Rab'leri bir, dinleri bir, Peygamberleri bir, dava ve düşünceleri bir, binler kadar bir bir... Bütün bu bir birler, onları en sağlam esaslarla yekvücud haline getirmektedir. Nitekim Efendimiz (s.a.s.), “Mü'minler birbirleriyle olan alakalarında kurşundan yapılmış bir bina gibidir. Birbirlerini takviye edip kuvvetlendirirler” (Buhari, Salat 88) buyurur. Yani mü'minler, mürüvvetli hareket etme, insanca davranma, birbirinin dertleriyle dertli ve sevinçleriyle sevinçli olma, elemlerini beraber yaşama, dünya ve ukba keyfini beraber çıkarma gibi hususlarda bir vücudun uzuvları gibidirler.

Uzuvlardan birinde bir arıza olduğunda, yani ferd bozulmaya yüz tuttuğu, aile dejenerasyona maruz kaldığı, sokak kirlendiği, sosyal yapıda herhangi bir arıza baş gösterdiği zaman, cesedin sair uzuvlarındaki çağrışımla bir ağrı ve sızı hissetme ve çağrışım oluverir. Yani bütün organizma o ağrı ve sızıyı duyar.

Birbirimize kenetlenelim

İşte her mü'min ferdin, cemiyetle olan alaka ve bağı budur. Böyle bir cemiyette ferd, meydana gelen arızalarla iki büklüm olarak, mensub olduğu cemiyet uğruna kendini bir mum gibi eritir. Zaten cemiyet insanı, milletini ve topyekün insanlığı sevince, nebiler gibi bütün zevk ve sefasını terk ederek, maddî manevî hazlarını da cemiyeti adına feda eder. Ve işte bu meyanda mensub olduğu milleti adına, ömrü boyunca dertlenip ızdırap çekmiş bir gönlün yanık ve unutulmaz sözleri: “Milletimin imanını selamette görürsem, cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım; çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül gülistan olur...” Bu sözler cemiyet adına erimenin ve ferdin tamamen şahsî zevk ve arzulardan vazgeçerek kendisini cemiyete vakfetmenin ifadeleridir. Ferdler, maddî-manevî bu seviyeye ulaştığı zaman sosyal yapı, birbirine kenetlenecektir.

Ruhumuza ve kalbimize çarpan dış dünyanın menfilikleri karşısında, mânevî varlığımızın bozulmaması, hattâ giderek gelişmesi için, sürekli ve şuurlu bir cehd ve gayret göstermemiz, birbirimize taşları birbirine madeni bağlarla kenetlenmiş duvar gibi (bünyan-ı marsus) tutunmalı, birbirimizin dertleriyle dertlenmeli ve sevinçleriyle sevinmeliyiz.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-8

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-8

*Cüneyd-i Bağdadi(rahmetullahi aleyh) demiştir ki; “Kulu dört şey en yüksek makamlara yüks

İSLAM’IN GÜZEL GÜNLERİ SADECE BİR HAYAL Mİ?

İSLAM’IN GÜZEL GÜNLERİ SADECE BİR HAYAL Mİ?

Mecdî el-Hilâlî İslam’ın üstün geleceğini ve ümmetin yeniden şeref ve izzete nâil olac

“ÜÇ AYLARDAN VE MÜBAREK GECELERDEN BANA NE?”

“ÜÇ AYLARDAN VE MÜBAREK GECELERDEN BANA NE?”

Allah dostlarından birine demişler: -Üç aylara girdik efendim, hem de bu gece mübarek geceleri

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-7

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-7

Adamın biri Hz. Ömer(r.a)’e; “Muhakkak sen adaletle hükmetmiyor, hakları vermiyorsun” dedi

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-6

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-6

*Malik bin Dinar(rahmetullahi aleyh) demiştir ki; “Kalbinde bir katılık, bedeninde(taat işleri

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-5

CEVAHİR-ÜL LÜ’LÜİYE’DEN PARILTILAR-5

Saad Bin Ebu Vakkas(r.a)’dan rivayete göre o, Rasulullah’a dedi; “Ya Rasulullah! Allah’ın

ANNE KARNINDA AĞIZ, DÜNYADA NAMAZ

ANNE KARNINDA AĞIZ, DÜNYADA NAMAZ

Anne karnındaki bir çocuğun ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli vardır, ayağ

İNSAN NASIL BİR VARLIKTIR?-2

İNSAN NASIL BİR VARLIKTIR?-2

5.İnsanların Yaratılışlarında İbretler Vardır: "Sizin yaratılışınızda ve (Allah'ın) y

BENİM AKLIM DA ALLAH’IN VE AHİRETİN YOKLUĞUNU ALMIYOR

BENİM AKLIM DA ALLAH’IN VE AHİRETİN YOKLUĞUNU ALMIYOR

Şaşıyorum şu inkârcıların aklına. Allah onlara, kendisini bulsunlar, iki dünyanın saadetin

İLİM ÇEŞNİSİ-4

İLİM ÇEŞNİSİ-4

Felak Ve Nas Surelerinin İniş Sebepleri Müfessirlerimiz dediler ki; Hz. Peygamber "aleyhisselatu

İNSAN NASIL BİR VARLIKTIR?-1

İNSAN NASIL BİR VARLIKTIR?-1

İnsan kelimesi; beşer, insan topluluğu, erkek ve kadın anlamında kullanılır. İnsan kelimesi

Maide-7

"Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve "İşittik, itaat ettik" dediğinizde sizden aldığı ve kendisiyle sizi bağladığı ahdini hatırlayın. Allah'tan korkun, çünkü Allah göğüslerin özünü çok iyi bilir."

GÜNÜN HADİSİ

İki kelime vardır ki, Rahman'a sevimli, dilde hafif ve mizanda ağır gelir. Bunlar; "Sûbhanellahi ve bihamdihi, Sûbhanellahil-azim=Yüce Allah'ı hamd ile tesbih ederim, Yüce Allah'ı tenzih ederim." kelimeleridir.

Buhari Tecrid-i Sarih, 2189

TARİHTE BU HAFTA

*Fatih Donanmayı Haliç'e İndirdi.(22 Nisan 1453) *T.B.M.M. Açıldı.(23 Nisan 1920) *Yavuz Sultan Selim Padişah Oldu.( 25 Nisan 1512) *Çernobil Nükleer Faciası.(26 Nisan 1986) *Sultan II.Abdülhamid Han Tahttan İndirildi.(27 Nisan 1909)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI