Cevaplar.Org implant

ASGARİ MÜŞTEREKLER VE FİTNE DÜŞÜNCELERİ


Ali İhsan Er

aliihsaner@hotmail.com

2006-04-28 21:40:32

İç ve dış değişik şer odakları bizleri birbirimize düşürmek için yıllardır uğraş veriyorlar. İnsanımızı Türk-Kürt, Alevi-Sünni, Laik-anti laik şeklinde kamplara ayırmak istiyorlar. Yer yer bunda başarılı da oluyorlar. Bu noktada kardeşliğe çok ihtiyacımızın olduğunu hissediyor ve aramızdaki kardeşliğin pekişmesi lazım geldiğine kanaat getiriyoruz. Ama hadiselerin gelişimi itibariyle de görüyoruz ki, mesele aksine cereyan etmekte, kardeşliğin teessüs edeceği yerde, ayrılıklar ve kamplara bölünmeler ortaya çıkmaktadır.

İçimizde bizim gibi giyinen, bizim gibi konuşan, bizden görünen pek çok provokatör var. Bunlar, dışta ve içte çok mühim vazifelerle, milletimizin kaderiyle oynamaktadırlar. İçteki karışıklıkların büyük bir kısmı onlara ait olduğu/olabileceği gibi dışta prestijimizin sarsılması, devletçe haysiyetimizin zedelenmesi, büyük bir nispette yine onların eliyle meydana gelmektedir. Tabi buna karşı, devlet ve millet elbirliğiyle çok şuurlu olmamız gerekir.

Bizim en büyük düşmanımız cehaletimizdir, Müslümanlığın bilinmemesi mevzuudur. Müslümanlık bilinse, Müslümanlar farklı düşünebilir, birbirleriyle mücadele etmez, birbirlerinin hizmetlerini engellemezler. Herkes mesleğinin muhabbetiyle yaşar, “benim mesleğim hak” der ama “başkalarının mesleği, meşrebi, yıkılsın, gitsin” deyip onları har vurup harman savurmaz. Bir profesöre, “Bu milletin en büyük düşmanı, Yahudiler mi, Komünistler mi, yoksa Masonlar mı?” diye bir soru soruyorlar. O profesör bu soruya, “Bu milletin en büyük düşmanı, cehalet” diye cevap veriyor. Müslüman şuurlu olsa, Müslümanlığı bilse, bütün şer güçlere karşı tavır alır, fitnelerin yayılmasına müsaade etmez.

Beraber cennete gideceğimiz arkadaşa, düşmanlık yapmanın hiçbir manası yoktur. Sıratı beraber geçecek, Cemalullahı beraber müşahede edeceğiz. Bugün birbirine düşmanca bakan kimseler, belki orada yan yana beraber olacaktır. Burada düşmanımız ortaktır. O bizi belli lokmalarla, birbirimize düşürüp lokma lokma yapmaktadır. Haddizatında karşımızda müşterek bir düşman vardır ve içimize fitne tohumlarını o atmaktadır.

Geleceğe birlikte yürüyeceğiz

Büyük bir mütefekkirin ifadesiyle, Allah’ımız bir, Peygamberimiz bir, inancımız bir, kitabımız bir, ülkemiz bir, tarihimiz bir, kaderimiz bir, üzerinde yaşadığımız yer ve altında gölgelendiğimiz göğümüz bir. Günümüz itibariyle buna yapacağımız ilâvelerle, düşmanımız bir, mazlumiyetimiz bir, mağduriyetimiz bir, mahkûmiyetimiz bir, üzerimize konmaya çalışılan her türden ambargolar, ortak dert ve sıkıntılarımız, çözüm bekleyen problemlerimiz, havamız, suyumuz gibi daha pek çok bir’lerimiz var. Tarihimiz bir ve aynı ülkede ve aynı şartlar altında birlikte yürüdüğümüz gelecek de bir, yani, kaderimiz de bir. İşte bütün bunlar çok iyi kompoze edilerek, toplumun değişik kesimleri arasında sürekli üzerinde durulmalı ve eskiden beri hissî ve hamasî duygular üzerinde devam ede gelen kardeşliğimiz ve birliğimiz, aklî, mantıkî ve fikrî derinliklere ulaştırılmalıdır.

Bunun ilk adımı da, herkesi kendi konumunda kabulden geçer. Herkes, her konuda çok farklı düşünüyor olabilir. Medeniyetin belli bir seviyeye ulaştığı toplumlarda, insanların, aralarındaki problemleri, vahşiler arasında olduğu gibi kaba kuvvet ve zorla değil, konuşarak ve ikna yoluyla halletmeleri mevsimi gelmiştir. Herkesin paylaşabileceği ortak bir paydanın söz konusu olduğu, herkese çalışma, düşünme, düşündüğünü ifade etme hak ve hürriyetinin verildiği bir dönemde, kavgasız bir dünya kurma hepimizin özlemi haline gelmiştir. Bugün hepimiz, bu süreci ve onu hazırlayan ortamı azamî ölçüde değerlendirip, herkesin aynı haklardan istifade etmesinin tabiîliğini kabullenmek mecburiyetindeyiz.

Bizler, değişik duygu ve düşüncelerde de olsak bu ülkenin insanlarıyız. Bazı konularda ortak noktalarımız olmasa da, hepimiz, belli bir dönemde işgale uğramış bir ülkenin ferdleri ve bu geminin mağdur yolcularıyız. O kadar çok müştereklerimiz var ki, bunlar etrafında kenetlenmeli, bizi birbirimize düşürecek duygu ve düşüncelere asla prim vermemeliyiz.

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

hanifi arkadaş, 2006-05-02 16:01:07

ali ihsan bey yazınız çok mühim noktalara parmak basıyor. şu an dünyada yaşanan kaosun, savaşların ve her türlü karışıklıkların yegane tiryakı sizin de başlıkta belirttiğiniz üzere "asgari müştereklerde" birleşmektir. kaleminize sağlık...

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

SİTE HARİTASI