Cevaplar.Org

SAMİ EFENDİ HAKKINDA ULEMANIN GÖRÜŞÜ


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2002-04-07 00:47:57

Büyüklerin birbirini takdirleri bana hep “cevahir kadrini cevherfürüşan olmayan bilmez” sözünü hatırlatır. Onlar birbirlerinin kıymetini bilirler ve bizim gibi gabilere de bildirirler. Bu kısımda Sami Efendi hakkında büyüklerin kanaatini vermemizin bir sebebi onlara tâbi kişilerin birbirine ısınmasıdır. İnşallah buna vesile olur. Salih Okur

 

Gönenli Mehmed Efendi(v-1991): “Sami Efendi bu ümmetin en büyüğü idi. Başka ne söylense boştur.”

 

Reis-ül Kurra Gönenli Mehmed Efendi, Sami Efendi’nin bağlısı Lütfi Eraslan’a Sami Efendi hakkında şöyle demiştir: “Öyle bir zata sahipsiniz ki, bütün kafirler bir araya gelse, gökyüzünden onu yere atsalar yine ayakları üzerine düşer. Hiç bir kafir ona bir şey yapamaz. Zira Cenab-ı Hakk tarafından teyid edilen bir vazifesi vardır.”

 

Ali Yakup Cenkçiler Hocaefendi: “Takva babında bütün evsafıyla selef-i salihinin zahid ve abidlerini andıran bu zatın kemalat-ı maneviyesi hakkında söz söylemek bizim gibi naçiz bir abd-i acizin kârı değildir.”

 

Mahir İz (v.1974) “O Hazret-i Sami’dir. Biz devr-i padişahiden beri neler gördük, fakat böylesine tesadüf etmedik.”

 

Yılların İzi adlı hatıratında merhum İz hoca şöyle yazıyor: “Hakikat-ı mahzaya vukuf ancak ehlinin irşadı ile mümkün olabileceğine inanırım. İşte bu sebebtendir ki, yakaza dışı bir işaretle süllem-i irademi sema-i marifete rapt etmek için feyz-i Sami’ye rapt eyledim.”

 

Bekir Hâki Efendi (muhaddis): Sami Efendi’yi bir ziyaretinde, sohbet meclisinde bulunan zengin kimselerin edeble diz üstü saatlerce oturması karşısında şöyle demişti: “Bu zenginleri saatlerce diz üstü sessizce oturtmak, Boğaz’dan gelen bir gemiyi Sarayburnu’nda bağlamaktan daha zordur. Bunu biz yapamayız. Bunu ancak Sami Efendi yapabilir.”

 

Ali Yekta Efendi (Esad Erbili'nin halifelerinden): “Kelami dergahının en feyizli günlerinde oraya devam eden pek çok ulema ve fuzela vardı. Fakat Sami Efendi o zaman pek genç olmasına rağmen bugünkü gibi kâmil ve hal sahibi idi.”

 

Seyyid Şefik Arvasi (Sultanahmet camii İmam hatiplerinden,

Bediüzzaman’ın talebesi): “Ben yüzlerce meşayih gördüm. Fakat bu zata karşı sevgim başka.”

 

Süleyman Hilmi Tunahan: Süleyman Efendi, kendisini ziyarete gelen Sami efendi’yi gülümseyerek karşılar ve: “Şeyh baba hoş geldin. Ben senin ziyaretine gelemedim ama” dermiş.

 

Abdülvehhab-ı Salahi (Şam’da Halbuni camii imam-hatibi, Nakşibendi meşayihinden) “Şam ehlullah diyarıdır.Ben bu mübarek zâtı daima derin bir hayranlıkla temaşa ederim. Sebebi ise, bütün güzel sıfatları üzerinde toplayan bu zat kadar Ebubekir es Sıddık meşrebinde bir insan görmedim.”

 

Esad Erbili hazretlerinin Sami Efendi hakkında iki sözü:

 

“Sami evladımın edebine melekler gıpta ederler. Mahviyeti benden fazladır.”

 

Bir defasında da ihvanına şöyle demişlerdi: “Yeryüzünde melek görmek isteyen Sami evladımızın yüzüne baksın.”

 

•Konya’daki bir konferansı sonrası Necip Fazıl merhuma Sami Efendi hakkında bir suale Necip Fazıl şöyle cevap verir: “Sami Efendiyi tanırım.İkini öpme şerefine erdim. Sami Efendi gökten inen taze yağmur gibidir, idrofilli pamuk gibidir, yaralara konur, tedavi edilir.”

 

Ahıskalı Ali Haydar Efendi: Sami Efendinin kendisini mükerrer ziyaretlerinin birinde oradakilere şöyle demişler: “Bu zatın bizi sekizinci ziyaretidir. Biz henüz bir defa bile gidemedik. İşte Allah için ziyaret budur, kemalat da budur.”

 

Merhum Musa Topbaş’ın belirttiğine göre Ali Haydar Efendi sık sık Sami Efendiye şöyle söylermiş; “Manevi dereceni gizle bakalım! Öldüğüm de cenaze namazımı muhakkak sen kıldıracaksın”

 

Musa Efendi şunları yazıyor: “Bir defa üstaz hazretleri uzun bir yolculuğa çıkmışlardı. Buna pek üzülen, Ali Haydar kuddise sirruh: “Ya benim cenaze namazımı kim kıldıracak? Keşke bu yolculuklarında yerlerine birisini tayin etselerdi de namazımı, o kimse kıldırsaydı.” Buyurmuşlardı. Filvaki vefatlarında, Mahmud Sami hazretlerinin, imamete geçmek adetleri olmadığı halde, imamete geçip kesîf bir cemaate cenaze namazlarını kıldırmağı kabullenmişlerdir.

 

· Muhammed Haccar (sellemehullah) Musa Efendi merhum bu zat hakkında şunları yazıyor: “Haleb'li, alim, zahid, maneviyat ehli. Üç oğlunu birden şehid etmişlerdi. Medine-i Münevvere'de mücavir. Her görüştüğümüzde şu aşağıdaki sözü tekrar ederler: "O kadar manevî meclislerde bulundum. Mahmud Sami Efendi Haleb'e uğradıklarında bir hatm-i hace yaptırmıştı. Ben de bulunmuştum. Bir daha o kadar tesirli ve huşulu bir toplantı göremedim.

 

· Seyyîd Muhammed Mekkî -kuddise sirruh-Merhum Sadık Dânâ bu zat için şunları yazıyor: Kainatın Efendisinin sülalesinden. Şam'ın meşhur ulema ve mücahitlerinden mütevazı, ahlak-ı hamîde sahibi bir Allah dostu idi. Dünya Müslümanlarının hallerini yakınen takip ederdi ve onlara karşı derin şefkatleri vardı. Onların sevinçleri ile sevinir, kederleri île kederlenirdi. Tarikat-ı Şazeliyye şeyhi olup, aslen Faslı idi.Muhterem Mahmud Sami-kuddise sirruh- hakkındaki sözleri:

-"Şam'da bir tedhiş devresinde idik. Buna rağmen bîr ilim meclisinde, en şecaatli, cesaretli konuşmayı bu büyük Allah dostu yapmıştır. O bakımdan ben bu zatı can ü gönülden sever ve kendilerine hürmet beslerim."

 

· Merhum Ali Ulvi Kurucu bey hatıralarında Sami Efendiden şöyle bahsetmektedir: “Mısır’da tanımış olduğum gönül erbabı da bu Şeyh Efendinin hüsn-i sulûkundan nezih siretinden bahsederlerdi. 1949 yılı hac zamanında Mekke’de Harem-i Şerif’teydim. Ciyad kapısı tarafından bir zat dikkatimi çekti. Dedem geliyormuş gibi bir hal içinde kaldım. Gelen zat, narin, zarif, beyaz elbiseli,sanki dünyanın yükünü üzerinden atmış, zikrin aşkında ve fikrin şevkinde nur olmuş biriydi. Elini öpmek isteyince “musafaha kâfidir” dediler. Tam bir teslimiyet, kibarlık ve tevazu hali vardı.”

 

KAYNAKLAR

1-Sahabeden Günümüze Allah Dostları-Cilt-10-Şule Yayınları

 

2-Sultan-ül Arifin M.S.Ramazanoğlu-Sadık Dânâ- Erkam Yayınları

 

3-Allah Dostunun Dünyasından-Erkam Yayınları

 

4-Cumhuriyet Dönemi İman Hizmeti-Mehmed Dikmen-Cihan Yayınları

 

5-Bir Ömürden Sayfalar- Sare Kurucu-Marifet Yayınları

 

6-Altınoluk-132.sayı

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

sami, 2015-04-24 08:05:36

Cok feyizli masallah rabbim layik talebe eylesin.

Bu yoruma katılıyor musunuz ?

DİĞER YAZILAR

ŞEYH NESİM KÜFREVİ

ŞEYH NESİM KÜFREVİ

Şeyh Nesim Efendi, Muhammed Küfrevi hazretlerinin torunu ve Şeyh Abdülbaki Efendi’nin büyük

ŞEYH ABDÜLBAKİ KÜFREVİ

ŞEYH ABDÜLBAKİ KÜFREVİ

Şeyh Abdülhadi’nin 1914’de vefatından sonra Küfrevi postuna oturan pek muktedir bir mürşid

ŞEYH ÂSIM TUREL HAZRETLERİ

ŞEYH ÂSIM TUREL HAZRETLERİ

Şarkın büyük âlimlerinden, Bediüzzaman’ın da hocası olan Şeyh Fethullah el-Verkânisî’

UŞŞAKİ MEŞAYIHINDAN HÜSEYİN VASSAF EFENDİ-1.Bölüm

UŞŞAKİ MEŞAYIHINDAN HÜSEYİN VASSAF EFENDİ-1.Bölüm

Harf Devriminin hemen öncesinde Preveze’den Bahçesaray’a; Medine-i Münevvere’den Saraybosna

PROF. DR. ESAD COŞAN HOCAEFENDİ-4.BÖLÜM

PROF. DR. ESAD COŞAN HOCAEFENDİ-4.BÖLÜM

Esad Hocaefendi; Avustralya ‘da geçirdiği günlerin her birini ayrı değerlendirir. Koca

PROF. DR. ESAD COŞAN HOCAEFENDİ-3.BÖLÜM

PROF. DR. ESAD COŞAN HOCAEFENDİ-3.BÖLÜM

1980’ler Türkiye’de İslami hareketin hızla geliştiği, Müslümanların hizmetlerini

PROF. DR. ESAD COŞAN HOCAEFENDİ-2.BÖLÜM

PROF. DR. ESAD COŞAN HOCAEFENDİ-2.BÖLÜM

Hocaefendi’nin; Mehmed Zahit Efendi Hazretlerinin elinden tutması ile sohbetlere başladığ

PROF. DR. ESAD COŞAN HOCAEFENDİ-1.BÖLÜM

PROF. DR. ESAD COŞAN HOCAEFENDİ-1.BÖLÜM

Esad Hocamız; 14 Nisan 1938’de Çanakkale’nin Ayvacık İlçesinin Ahmetçe Köyünde d

MUZAFFER ÖZAK EFENDİ(1916-1985)-3.Bölüm

MUZAFFER ÖZAK EFENDİ(1916-1985)-3.Bölüm

Muzaffer Efendi’nin irşad halkası genişledikçe, hizmetleri de genişler. Tam bir aksiyon adam

MUZAFFER ÖZAK EFENDİ(1916-1985)-2.Bölüm

MUZAFFER ÖZAK EFENDİ(1916-1985)-2.Bölüm

İbrahim Fahreddin Efendi’ye intisap eden Muzaffer Efendi’nin hali gün be gün değişi

Artık Allah'a, Peygamberine ve indirdiğimiz o nûra (Kur'an'a) inanın. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Teğabün, 8

GÜNÜN HADİSİ

Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur.

Buhari

TARİHTE BU HAFTA

*Uyvar Kalesi Fethedildi.(24 Eylül 1663) *Niğbolu Savaşaı Kazanıldı.(25 Eylül 1396) *Birinci Viyana Kuşatması(27 Eylül 1529) *Preveze Deniz Zaferi(28 Eylül 1538) *Demokrat Parti Kapatıldı(29 Eylül 1960)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI